Düğü nedir, Düğü ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
Ecza.
Zehir.
İnce bulgurdan yapılmış olan çorba
Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur.
İnce bulgur.
Bulgur unu. 3.bk. döğü.
Pirinç.
İnce bulgurdan yapılmış olan pilav
İrice ezilmiş buğdayla üzüm şırasından yapılmış olan bir çeşit tatlı. (Dilim dilim kurutulup kışın da yenir).
Tatlı: Ağı düğü ne bulursak yir içerik.
Kızıldarı, kumdarı. 6.bk. düğ aşı. 7.bk. düğ pilavı.
Değirmende çekilerek kırılmış mısır
Pirinç
Diğer sözlük anlamları:
Pirinç ufağı, bulgur ufağı
Fransızca'da Düğü ne demek?:
drogue
Düğü anlamı, tanımı:
Düğüm : Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum. İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılmış olan boğum. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri. Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru. Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, sunucu, bilgisayar vb. birim.
Düğüm atmak : Düğümlemek.
Düğüm düğüm : Çok düğümlü.
Düğüm düğüm olmak : İçinden çıkılmaz bir durum almak. çok karışık bir duruma gelmek. birbirine geçmek.
Düğüm noktası : Bir şeyin sonuçlanması için çözülmesi, açıklığa kavuşturulması gereken güç yanı.
Düğüm üstüne düğüm vurmak : Parasını pintilik ederek saklamak.
Düğüm vurmak : Düğümlemek. parasını pintilik ederek saklamak, biriktirmek.
Düğümleme : Düğümlemek işi.
Düğümlemek : Düğüm yaparak bağlamak. Düğüm yapmak.
Düğümlenmek : Düğümle bağlanmak. Bütün sorunlar bir yerde toplanıp birleşmek. Sıkışmak.
Düğümlü : Sorunlu, karışık. Budaklı. Düğümlenmiş olan.
Düğümsüz : Düğümü olmayan.
Düğümü çözmek : Anlaşılmaz bir şeyi anlaşılır duruma getirmek.
Düğün : Bir olayı kutlamak için yapılmış olan büyük eğlence veya tören. Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılmış olan tören, eğlence, cemiyet.
Düğün alayı : Düğüne katılanların çalgı eşliğinde hep birlikte yürümesiyle oluşan topluluk.
Düğün aşıyla dost ağırlanmaz : "ağırlamanın değeri, özel olarak hazırlanmasında, bir fedakârlık yapılmasındadır" anlamında kullanılan bir söz.
Düğün bayram etmek : Çok sevinmek, neşelenmek.
Düğün çiçeği : Düğün çiçeğigillerin örnek bitkisi, turnaayağı, sütlüce (Ranunculus).
Düğün çiçeğigiller : İki çeneklilerden, bazı türleri süs bitkisi olarak kullanılan bir familya.
Düğün çorbası : Et, un, yoğurt katılarak özellikle düğünlerde yapılmış olan ve üzerine kızgın yağ dökülen bir çorba türü.
Düğün değil bayram değil eniştem beni niye öptü : Gösterilen yakınlığın, iltifatın gizli bir nedeni olduğu düşünüldüğünde söylenen bir söz.
Düğün dernek : Evlenme dolayısıyla yapılmış olan kutlama töreni ve eğlence.
Düğün dernek hep bir örnek : Olayların veya yapılmış olan işlerin hep birbirine benzediğini anlatan bir söz.
Düğün hamamı : Düğünden bir gün önce gelin ve yakınlarının hamama giderek eğlenmeleri.
Düğün olur iki kişiye kaygısı düşer deli komşuya : "akılsız kişi, başkalarının eğlence programlarında bir aksama olmasın diye çabalar" anlamında kullanılan bir söz.
Düğün pilavı : Düğünlerde özel olarak pişirilen pilav.
Düğün pilavıyla dost ağırlamak : Başkasının kesesinden veya elinden ikramda bulunmak.
Düğün salonu : Kiralanarak içinde eğlence ve toplantı yapılmış olan salon.
Düğün yahnisi : Hafifçe kavrulan bol soğan içinde kemikli kuzu etinin ağır ateşte pişirilmesiyle hazırlanan, az sulu yemek türü.
Düğüncü : Düğün çağrıcısı. Düğüne katılan kimse. Düğün sahibi, toycu.
Düğüncübaşı : Düğünü yöneten kimse.
Düğünevi : Düğün yapan aile.
Düğünevi gibi : Sevinçli ve telaşlı bir kalabalık bulunan (yer).
Düğünsüz : Düğünü olmayan. Düğün olmadan, düğün yapmadan.
Düğününde kalburla su taşımak : Bir yardımına karşılık olarak bekâr bir kimseye çok büyük bir yardımda bulunma sözü vermek.
Düğürcük : İnce bulgur.
Abdal düğünden çocuk oyundan usanmaz : "bir kimse sevdiği işi sürekli olarak yapmaktan bıkmaz" anlamında kullanılan bir söz.
Açmaz düğümü : Bir halatın iki ucunu birbirinin üzerinden geçirerek açılmayacakları bir biçimde atılan düğüm.
Bağırsak düğümlenmesi : İnce veya kalın bağırsağın bir bölümünün bağırsak askısı çevresinde besin geçişini engelleyecek bir biçimde dönerek bükülmesi.
Balıkçı düğümü : İşleme başlangıcında yapılmış olan ve sonra kolayca çözülerek yapılmış olan düğüm şekli.
Boğazı düğümlenmek : Üzüntüden boğazı tıkanmak.
Boğazında düğümlenmek : Söylemek istediğini heyecan veya üzüntü yüzünden diyememek.
Dilenciye borçlu olma ya düğünde ister ya bayramda : "çıkarından başka bir şey düşünmeyen kimse ile ilişki kurma, seni nerede rahatsız edeceği belli olmaz" anlamında kullanılan bir söz.
El ile gelen düğün bayram : "herkese birden gelen sıkıntı ve felakete katlanmak, yalnızca bir kişiye gelene katlanmaktan daha kolaydır" anlamında kullanılan bir söz.
Gökyüzünde düğün var deseler kadınlar merdiven kurmaya kalkar : "kadınların düğün ve eğlence için katlanamayacakları fedakârlık yoktur" anlamında kullanılan bir söz.
Harman yel ile düğün el ile : "her işin gerçekleşmesi birtakım koşulların bulunmasına bağlıdır" anlamında kullanılan bir söz.
Kambersiz düğün olmaz : Her toplantıda veya her işin içinde bulunmak merakında olanlar için yarı sitem, yarı şaka olarak söylenen bir söz.
Sünnet düğünü : Erkek çocukların sünneti sırasında yapılmış olan eğlence.
Kalan : Bir çıkarmanın sonucu. Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.
İnce : Zayıf. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Ayrıntılı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Hafif, gücü az. Tiz (ses), pes karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı.
Bulgur : Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru. Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday.
Pirinç : Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki (Oryza sativa). Bakıra çinko katılarak elde edilen sarı renkte bir alaşım. Bu alaşımdan yapılmış. Bu bitkinin besin olarak kullanılan taneleri.
Düğü yapım :
Düğücek : Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur 1.bk. düğülcek (I)- 2.bk.düğülcek (I)-1. Kışın soğuk havalarda yağan sert ve yuvarlak kar tanecikleri Küçük dolu
Düğücük : Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur 1.bk.düğülcek (I)- 2.bk.düğülcek (I)-1. Ekin saplarının boğum yerleri. Kışın soğuk havalarda yağan sert ve yuvarlak kar tanecikleri Küçük dolu
Düğücüklenmek : Hamur yoğrulurken, çorba, mahallebi vb. yiyecekler pişerken, un iyice karışmayarak topak topak olmak.
Düğül : Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur 1.bk. düğü (I)- Darıdan yapılan yarma. Ökse otu. Toprağın en küçük parçası. İnce elekten geçirilmiş çiğ yarma. Tomurcuk
Düğül aşı : İnce bulgurdan yapılan çorba
Düğülce : 1.bk.düğülcek (I)- 2.bk.düğülcek (I)-1. Kışın soğuk havalarda yağan sert ve yuvarlak kar tanecikleri Küçük dolu Bulgur şeklinde yağan kar
Düğülcek : Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur Kışın soğuk havalarda yağan sert ve yuvarlak kar tanecikleri. Küçük dolu.
Düğülcük : Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur Bulgur unu Küçük dolu 1.bk.düğü (I)- 2.bk. düğü (I)- 3.bk. düğürcük (VI). Çorba, helva, mahallebi gibi yiyecekler pişirilirken içinde kalan küçük un topakları. İnce bulgur. (Küplüce *Gümüşhacıköy -Amasya) Konca, boğum
Düğülek : Kavun ve karpuzun olmamışı, kelek
Düğü ile ilgili Cümleler
- Tom'un düğününe gidecek misin?
- Ali ve Mary'nin düğününde olmayı planlıyor musun?
- Düğün ertelendi.
- Ali ve Mary'nin düğününe gidiyor musun?
- Hasan'ın babası düğüne katıldı.
- O güzel bir düğün olmasını istedi.
- Bu düğün günlerinde mutlu bir çiftin resmi.
- Düğün bir 17.yüzyıl kilisesinde düzenlenecek.
- Ali ve Mary'nin düğününde olacak mısın?
- Düğün gününde Mustafa Mary'ye gerçek yüzünü gösterdi.
- Düğün günlerinde çok duygular hissettiler.
- Düğümü sıkmalısın.
- Düğün geçen hafta düzenlendi.
- Düğün cumartesi günü gerçekleşecek.
Diğer dillerde Düğü anlamı nedir?
Rusça'da Düğü : n. крупа: пшеничная крупа (F)


Bu kısımda Düğü nedir? Düğü ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Düğü tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Düğü hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.