Dürüm nedir, Dürüm ne demek
Dürüm; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.
- Dürme işi, silindir biçiminde kıvırma

- İçine türlü katıklar konularak sarılmış yufka ekmeği veya ince pide.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Yufka ekmeğinin içine çeşitli katıklar konularak sarılmış durumu.
Sersem.
Temizlenmiş ve taranmış yirmi-otuz pamuk, yün yumağının meydana getirdiği yığın.
Eski türkçe dür-üm: Dürmek, açık ekmeğin katıkla dürülerek aldığı biçim (Erzincan Merkez).
Dürülüş ekmek.
Yufka ekmeğinin içine peynir, soğan ve benzerleri koyup sararak oluşturulan yiyecek.
Kabak çiçeği, yaprak sarması.
Dürüm, hamurdan yiyecek.
İçine kebap, peynir vs. konularak dürülen yufka ekmek veya pide.
Dürüm ile ilgili Cümleler
- Ben dürüm seviyorum.
- Ben dürüm severim.
- O, tavuk dürüm sevmiyormuş.
- Dürümü yedin mi?
- Onlar, tavuk dürüm sevmiyorlarmış.
- Bir erkeğin kalbine giden yol tavuk dürümcüden geçer.
- En son ne zaman dürüm yedin?
- Bir kızı tavuk dürümcüye götürürseniz sizden ayrılabilir.
Dürüm tanımı, anlamı
Dürü : Dürülmüş şey. Armağan, hediye. Çeyiz. Düğüne çağrılanlara düğün sahibi tarafından verilen armağan. Bel denilen tarım aracı. Hediye. Düğün hediyesi. Gelinlerin damat ve akrabalarına, damatların da gelin ve akrabalarına verdikleri hediyeler. Gelinin çeyizi. Düğüne davet edilenlere düğün sahibi ve gelin tarafından verilen hediyeler. Evlenecek kızın işlenmek ve dikilmek üzere arkadaşlarına verdiği parçalar. Düğüne çağrılacaklara kumaş, koyun, koç, çevre göndererek yapılan çağrı. Gelin edilecek kız için istenilen mendil, fincan ve benzerleri şeyler. Çamaşır. 1. Gelin olacak kızın elbiselerinin kesilip biçilme günü. 1. Düğüne çağrılan kimseler. Çapa şeklinde çatal bel. Paket. Tırpanla ekin biçen adamın bir gidişte biçtiği yer. Kız evinden erkek evine gönderilen armağan. Gelinin damadın yakınları için getirdiği hediyelik çeyiz. 1.Düğünlerde okuntu (davetiye) ile birlikte gönderilen fanila, havlu ve benzerleri hediyeler. Gelin tarafının erkek tarafına verdiği hediye
Dürüm topaç etmek : Çamaşır ve benzerleri şeyleri düzensiz bir şekilde toplamak.
Dürümcü : Dürüm yapan veya satan kimse.
Dürümcülük : Dürümcünün yaptığı iş.
Dürüme : Kendiliğinden üreyen.
Dürümek : Katlamak, katlayarak kaldırmak, sarmak, kıvırmak. Doğmak, olmak, türemek, büyümeye başlamak. Durulmak: Derenin suyu iyiden iyiye dürüdü. [Bakınız: düremek].
Dürümevi : Keçeden yapılmış kışlık çadır.
Dürümlü : Elâzığ şehri, Keban ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Ekmek dürümü : Pide ya da yufka ekmeğin içine, peynir ve benzerleri şeyler konulup büküldükten sonra aldığı şekil.
Som dürüm : E Riesz uzayının bir A altkümesi için, E nin A yi kapsayan en küçük som altkümesi.
Dürüm dürüm : Sövgü sözü olarak kullanılan dürzü sözcüğünün anlamını pekiştiren bir söz. Silindir biçiminde sararak.
Dürüm ekmeği : Dürüm yapmakta kullanılan ekmek.
Dürümleme : Dürümlemek işi.
Dürümlemek : Dürüm biçiminde sarmak, kıvırmak.
Yaprak sarması : Sarma.
Kabak çiçeği : Kabak bitkisinin açık turuncu renkli çiçeği.
Yufka ekmeği : Pideden daha ince açılan bir çeşit ekmek.
Yün yumağı : Hayvansal kıl yumağı.
Hamurdan : Yahudilerin yaptıkları bir çeşit ekmek.
Erzincan : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Diğer dillerde Dürtücü kılıççı anlamı nedir?
Osmanlıca Dürtücü kılıççı : flöreci

Bu kısımda Dürüm nedir? Dürüm ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dürüm tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dürüm hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.