Düre nedir, Düre ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ekinleri tazeyken yiyen bir çeşit kurt, böcek.

Düre tanımı, anlamı

Dürebilme : Dürebilmek işi

Dürebilmek : Dürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Düreç : Bir eğri için, eğrinin teğetlerine dik olan eğri. Bir yüzey için, onu kendi eğecinin dallarından birisi olurlayan yüzey.

Dürefşan : İnci serpen. İnci gibi söz söyleyeni.

Dürek : Beceriksiz. Korkak.

Dürekomak : Derleyip toparlamak.

Dürelemek : Katlamak, katlayarak kaldırmak, sarmak, kıvırmak.

Dürelenmek : Ürkerek, sıçrayarak ayağa kalkmak. Yatan ya da oturan bir kimse bir büyüğü gelince toparlanmak. Yatmak. Uyumak.

Düremeç : İçine katık konularak sarılmış yufka ekmeği.

Düremek : Doğmak, olmak, türemek, büyümeye başlamak. Türemek. Türemek, peyda olmak, zuhura gelmek.

Düren : Taze ekinlerin ve asmaların yapraklarını sarartıp, kurutan bir hastalık. Sebzelere, çiçeklere, ağaçların yapraklarına ve taze sürgünlerine dadanarak onları yiyen ve kıvrılarak kurumalarına sebep olan yeşil, siyah bir böcek, bit, kurtçuk. Tahta bakraç. Eksinit ve başka çeşit çürüntüleri kapsayan, gözle gözlenebilen kömür tipi.

Düren hastalığı : Triklor asetik asitle ekstraksiyona tabi tutulan soya fasulyesi küspesiyle beslenen sığırlarda görülen, anemi, lökopeni ve mukozalarda kanamalarla belirgin hastalık.

 

Düretmek : Peyda etmek, icat etmek, türetmek.

Dürevli cebir : Bir dürev işlemiyle donatılmış cebir.

Düreyh : Pezevenk.

Düzgeli dürevli cebir : Üzerindeki dürev işlemi olmak üzere, her için eşitliğini gerçekleyen bir düzgeyle donatılmış E dürevli cebiri.

Yanık düren : Son çocuk, tekne kazıntısı.

Yannık düren : Son çocuk, tekne kazıntısı.

Yiyen : Arkadaş. Yeğen, karşılığı yeen. Yeğen.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Diğer dillerde Dürbün sehpa anlamı nedir?

İngilizce'de Dürbün sehpa ne demek ? : telescopic stand