Dürelenmek nedir, Dürelenmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ürkerek, sıçrayarak ayağa kalkmak.

Yatan ya da oturan bir kimse bir büyüğü gelince toparlanmak.

Yatmak.

Uyumak.

Dürelenmek anlamı, tanımı

Düre : Ekinleri tazeyken yiyen bir çeşit kurt, böcek

Toparlanmak : Toparlama işine konu olmak veya toparlama işi yapılmak. Sağlığı düzelmek. Para yönünden durumunu düzeltmek. Bir işi, bir hareketi yapmaya hazır duruma gelmek. Etkilenilen herhangi bir şeyden kurtulmaya başlanmak. Gelişmek, daha iyi duruma gelmek.

Toparlanma : Toparlanmak işi.

Gelince : Kendinden büyük ve evli bir kadın için hanım abla anlamında kullanılır.

Kalkmak : Gitmek üzere yerinden ayrılmak. Güncelliğini yitirmek. Başka yere gitmek, taşınmak. Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek. Ayakta beklemek. Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak. Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak. Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak. Taşıtlar yola çıkmak. Yukarı doğru yükselmek. Yok olmak, artık bulunmamak. Derlenip götürülmek. Hasta iyileşerek gezecek duruma gelmek. Uygulanmaz olmak. Uçmak, havalanmak. Varlığı, hayatı son bulmak. Uyanarak yataktan ayrılmak. Kabarmak, ayrılmak.

Kalkma : Kalkmak işi.

 

Yatmak : Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak. Heves etmek, eğilmek. İşsiz kalmak, çalışmamak. Bilerek yenilmek, şike yapmak. Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak. Boş yere beklemek. Düz bir duruma gelmek, düzleşmek. Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak. Bulunmak, var olmak. Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek. Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek. Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek. Ölü gömülmüş olmak. Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak.

Uyumak : Uyku durumunda olmak. İşlem görmemek, durgun kalmak, el sürülmemek. İlaç etkisiyle ağrı duymayacak kadar derin uykuya dalmak. Çevresindeki olayları fark etmemek, görmemek.

Ayağa : Ağabey. Ağabey anlamında seslenme ünlemi.

Topar : Tepe, tümsek. [Bakınız: yuvar]. Cam, metal, plastik gibi özdeklerden yapılmış, yuvar biçiminde boyunlu bir kap. Bir ölçevli uzayda durgan bir noktadan (özek) eşit uzaklıkta (yarıçap) bulunan tüm noktaların oluşturduğu uzambiçim. Mineral. (Al2 (F2/SiO4); metalimsi olmayan parıltı, renksiz; çizgi ak; sertlik 8, özgül ağırlık 3.5-3.6; rombusal. Saydam ve güzel renkli olanları süs taşı olarak traşlanır.).

Yatan : Uz, eli yatkın. Kabak yetiştirilen yer.

Ürker : Kars ili, Kötek bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Yatma : Yatmak işi.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Gelin : Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın. Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

 

Uyuma : Uyumak durumu.

Yata : Yatağı.

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Topa : 1.Beceriksiz. 2.Kötü kişi. Yuvarlak, küre biçiminde. Beceriksiz. Kötü.

Diğer dillerde Düreç anlamı nedir?

İngilizce'de Düreç ne demek ? : involute, evolvent