Topa nedir, Topa ne demek

Topa; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

1.Beceriksiz. 2.Kötü kişi.

Yuvarlak, küre biçiminde.

Topa isminin anlamı, Topa ne demek:

Beceriksiz. Kötü. Topa ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Topa ile ilgili Cümleler

  • Ali Mary'nin toparlamasına yardım etmek için kaldı.
  • “Tanıdığı hastanelerden birini tarif etmek için tekrar kendini toplamaya çalıştı.”
  • Toparlanmaya gitmeliyim.
  • Eşyalarımı toparladım ve onları bavuluma koydum.
  • Topa ayağıyla vurdu.
  • Ali ve Mary karışıklığı toparlıyor.
  • Topa vuran oyuncu dışarıdaydı.
  • Toparlanmaya başlamalıyım.
  • Neden topallıyorsun?
  • “Geçen sene bir buçuk şişe içti, biraz kendini toparladı.”
  • “İngilizlerin topa tuttuğu yerlere gidip bir saat kadar muhtelif çapta birçok mermi ölçtüm.”
  • Oda Rosa tarafından toparlanmadı.
  • Ali toparlanıyor.
  • “Seyfi, derhâl kendini topluyor ve hürmetle eğilerek uzaktan başıyla kadına bir selam veriyor, kadın mukabele ediyor.”
  • Toparlandım.
  • “Bir zamanlar benim de onların arasında bulunduğumu söyleyecek gibi oluyor fakat hemen kendimi toparlıyordum.”
  • Ekonomi yakında toparlanmazsa kemerlerimizi sıkmak zorunda kalacağız.
  • “Selim çekinerek girdi. Filiz dikişini derleyip topladı, yer gösterdi.”
  • Toparlanmaya gitmek zorundayım.
 

Topa hakkında bilgiler

Tabgaçlar (تابغاچ Tabghach, تاۋغاچ Tawghach ya da Tabgac, Topa, Toba, Çince: 拓跋 pinyin: Tuòbá veya Tuòbá Shi 拓拔氏 „Tuoba sülalesi“), Sien-pi (鮮卑 xiān bēi)'nin bir boyu. Divân-ı Lügati't-Türk'te; Tawgaç: Maçin'in adıdır. Burası Çin'den dört ay uzaktadır. Çin, aslında üç bölüktür: Birincisi, Yukarı Çin'dir ki, doğudadır; buna "Tawgaç" derler. İkincisi, Orta Çin'dir; burası, "Xıtay" adını alır. Üçüncüsü, Aşağı Çin'dir, "Barxan" adı verilir; bu, Kaşgar'dadır. Lâkin, şimdi "Maçin", "Tawgaç" diye tanınmıştır. "Xıtay" ülkesine de "Çin" denilmiştir. Theophylactos Simocatta göre Çin'in bir kısmına (Tavγάσг = Tabgaç = Wei hanedanı) ve Movкρί bir parçasıdır. Göktürklerin Orhun bölgesine diktikleri bengü taşlarda Çin adı yerine kullanılan "Tabgaç" sözcüğü, gerçekte 4. yüzyılda Kuzey Çin'de etkili bir politika ile sivrilen Tabgaç devletinin adından yadigardı.

Topa ile ilgili Atasözü veya Deyim

derleyip toplamak (veya toparlamak) : dağınık olan şeyleri bir araya getirip düzenlemek, düzene sokmak.

kendini toparlamak (veya toplamak) : herhangi bir konuda eskiden kötü olan durumunu düzeltmek bir konuda dikkatini yoğunlaştırmak sağlığına kavuşmak çeki düzen vermek.

topa tutmak : üzerine topla ateş etmek Mecaz anlamı kötü eleştiri amaçlı saldırmak.

topaç gibi : vücutça toplu ve sağlıklı (çocuk).

topal eşekle kervana katılmak (veya karışmak) : yetkisi ve yeteneği olmadığı hâlde önemli bir işe katılmaya yeltenmek.

Topa anlamı, kısaca tanımı

Bakışımlı topaç : Bir eksen çevresinde dönüş bakışımı olan koniye benzer özdecik

 

Çekirdeksel topaklanım : Bir öğeciğin çekirdeği içindeki parçacıkların kapaklanması.

Dokunum toparı : Bir C eğrisi üzerindeki P noktası için P deki dokunum çemberinden geçen ve C eğrisine en yüksek kerteden (genellikle üçüncü) değen topar.

Dürüm topaç etmek : Çamaşır ve benzerleri şeyleri düzensiz bir şekilde toplamak.

Kalça topallığı : Kalça bölgesindeki kas, eklem, kemik ve sinirlerdeki bozukluklara bağlı olarak şekillenen ve adım atmada güçlük, yerden kalkış süresinde uzama ve adım boyunun kısalması ile dikkati çeken topallık, hlk. deve yeli, tezce.

Omuz topallığı : Omuz bölgesindeki kas, eklem, kemik ve sinirlerdeki bozukluklara bağlı olarak şekillenen ve adım atmada güçlük ve adım boyunun kısalması ile dikkati çeken topallık, hlk. ahır yeli, kerl.

Ölçü toparı : Boynu dar ve uzun olan, oylumu belli cam topar.

Ön bacak topallığı : Ön bacaktaki kas, eklem, kemik ve sinirlerdeki bozukluklara bağlı olarak şekillenen ve anormal baş hareketleri ile dikkati çeken topallık.

Özdecik topağı : Bir özdeciğin temel yapısına bitişik, özellikleri bir derecede koruyan büyücek özdecik parçası.

Riemann toparı : Toparsal izdüşüm altında karmaşık düzleme karşılık gelen birim topar.

Süt topallığı : Osteomalasi.

Topa bağlama : Eskiden adam öldürenlerin, topun ağzına bağlanıp ateş edilerek öldürülmeleri.

Topa çıkmak : Rakibin topu rahatça kullanmasına engel olmak için topa hamle etmek.

Topacık : Çiğdem ve benzerleri bitkilerin yumru kökleri.

Topaç döğmek : Kesekleri tokmakla ezmek.

Topaçça : Papatya : Topaççanın suyu öksürüğe iyi gelir.

Topaçla : Kalın sopayla vurarak pırtıyı yıkamak.

Topaçlanmak : Topaklanmak, yumru gibi olmak.

Topağaç : Balıkesir şehrinde, Marmara ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Elâzığ ilinde, Çaybağı nahiyesine bağlı bir yer. Erzincan ilinde, Gümüşakar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin şehri, Ömerli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sakarya ilinde, Akyazı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop kenti, Ayancık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Topağaçlar : Bingöl ili, Adaklı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Topah : Yuvarlak, küre biçiminde. Bir miktarınca olan. Top şekilli, top şeklinde.

Topah topah : Topak topak.

Topak ev : Keçe, kilimden yapılan barınak, çadır.

Topak topak : Top top, küme küme. Top top.

Topakkaya : Aksaray şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Topaklaç : Topaklama işleminde, öğütülmüş filizlerin döndürülerek topak yapıldığı araç.

Topaklanmayı önleyici : Gıda partiküllerinin birbirine yapışması eğilimini azaltan veya önleyen madde.

Topaklaştırma : Topaklaştırmak işi.

Topaklı : Ankara kenti, Gölbaşı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Nevşehir şehrinde, Topaklı bucağına bağlı bir yer.

Topaksahan : Büyük su içme tası. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

Topaktaş : Adana şehrinde, Karaisalı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Kahramanmaraş kenti, Tanır bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas kenti, Beypınarı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Van şehri, Timar bucağına bağlı bir yer. Yozgat ilinde, Hasbek bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Topal koşma : Çankırı bölgesinde bir oyun havasına verilen ad.

Topalağ : Küçük, kara, yuvarlak kökü yenilen bir çeşit ot.

Topalali : Kırşehir şehrinde, Çiçekdağı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Topalan : 1.Hazımsızlıktan ileri gelen mide ve karın ağrısı. 2.Keçilerde görülen bir hastalık. Uzun yapraklı bir çayır otu. Tespihböceği. Döğme buğdaydan yapılan düğün çorbası. (Saçıkaralı ve Sarıkeçili boyları Gaziantep; Adana). Bingöl ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Topalçavuş : Erzurum şehrinde, Aşkale ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Topalhasan : Erzincan şehrinde, Tercan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Topalı : Bir kale önündeki açıklık.

Topalji : Sabit veya yerel olan ağrı.

Topallak : Yuvarlak, küre biçiminde.

Topallar : Bartın ilinde, Amasra belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Bolu şehri, Mudurnu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. İzmir ili, Turanlı bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kilis şehri, Musabeyli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas ili, İmranlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Topallı : Adana ilinde, Aladağ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Antalya kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kahramanmaraş ili, Gücük nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Zonguldak kenti, Ormanlı bucağına bağlı bir yer.

Topaluşağı : Elâzığ ili, Gözeli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Elâzığ ili, Hazar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Elâzığ şehrinde, Kuşsarayı bucağına bağlı bir bölge.

Topam : Bakır tas. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta).

Topamak : Toplamak.

Topan : Yuvarlak, küre biçiminde. Çayırda ayrılmış bölümleri belirlemek için konulan im. Şişman, tombul kişi. Hamur yoğurmaya ya da çamaşır yıkamaya yarayan tahta tekne. İplik yumağı. 1.Toprak damları sıkıştırmak için kullanılan bir çeşit silindir. 2.Ekilen tarlayı sıkıştırmaya yarayan tahta merdane. Köşe yastığı. Top gibi, yuvarlak. Ucu çaputlu fırın temizleme sopası. (Başkışla Karaman Konya).

Topan kefal : Has kefal.

Topana : Bıçak. Makara. Yağ sürülerek yenilen, çok kabarmış bir çeşit pide. Ekmek bıçağı. (Dişkaya Eşme Uşak).

Topane : Yağ sürülerek yenilen, çok kabarmış bir çeşit pide.

Topanyastık : Köşe yastığı. (Yalvaç Isparta).

Topar : Tepe, tümsek. [Bakınız: yuvar]. Cam, metal, plastik gibi özdeklerden yapılmış, yuvar biçiminde boyunlu bir kap. Bir ölçevli uzayda durgan bir noktadan (özek) eşit uzaklıkta (yarıçap) bulunan tüm noktaların oluşturduğu uzambiçim. Mineral. (Al2 (F2/SiO4); metalimsi olmayan parıltı, renksiz; çizgi ak; sertlik 8, özgül ağırlık 3.5-3.6; rombusal. Saydam ve güzel renkli olanları süs taşı olarak traşlanır.).

Topar topar : Top top, yuvarlak yuvarlak.

Topardıç : Bolu ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas şehri, Kavak nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Topari : Topu, tümü.

Toparlanabilme : Toparlanabilmek işi.

Toparlanabilmek : Toparlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Toparlar : İzmir ilinde, Tire belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Muğla kenti, Köyceğiz ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Toparlayabilme : Toparlayabilmek işi.

Toparlayabilmek : Toparlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

Toparsal açı : Bir topar üzerinde iki büyük çemberin kesişmesiyle oluşan uzambiçim.

Toparsal izdüşüm : PS çaplı topara S noktasındaki teğet düzlem olmak koşuluyla, topar üzerindeki her A noktasını PA doğrusunun düzlemini kestiği a noktasına ve P noktasını da nin sonsuzdaki noktasına gönderen dönüşüm.

Toparsal üçgen : Bir topar üzerinde üç büyük, çemberin yaylarınca sınırlanan topar parçası.

Toparsal üçgenölçü : Toparsal üçgenleri konu edinen üçgenölçü dalı.

Toparsı : Bir elipsin eksenlerinden biri boyunca döndürülmesiyle oluşan dönel yüzey.

Topay : Dolunay.

Topaylak : Yuvarlak.

Topazak : Suluköfte.

Yarım topar : Bir toparın, özeğinden geçen bir düzlemle kesilmesiyle oluşan parçalardan her biri.

Apar topar : Telaş ve acele ile.

Kör topal : Yarım yamalak, iyi kötü idare edecek biçimde.

Topaç : Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak ya da kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak. Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan bir tür ağaç tıkaç. Kayık küreğinin toparlakça yeri. Toparlak sepet veya küçük küfe.

Topaççı : Topaç yapan veya satan kimse.

Topak : Yuvarlak biçimde olan nesne, toparlak. Yufka açmak için avuç içinde yuvarlak bir biçim verilen hamur parçası. Bu biçim verilmiş şey. Şişe ya da kadeh. Hayvanlarda, parmakların ardında topuğu andıran çıkıntı.

Topaklama : Topaklamak işi.

Topaklamak : Toz veya küçük parçalar durumundaki bir şeyi kütle veya yığın biçiminde birleştirmek.

Topaklanma : Topaklanmak işi.

Topaklanmak : Topak durumuna gelmek.

Topaklaşma : Topaklaşmak durumu. Bir bütünü oluşturan parçacıkların bir araya toplanması sonucu oluşan durum.

Topaklaşmak : Topak durumunu almak.

Topaklaştırmak : Bir maddenin, bir cevherin en küçük parçalarını birbirine yapışık duruma getirmek.

Topal : Bacağındaki sakatlık sebebiyle seker gibi veya iki adımda bir, bir yana eğilerek yürüyen (insan veya hayvan). Ayaklarından biri kısa olan (nesne).

Topal kapı : Kanatlarından birinin yerinde, altında duvar üstünde pencere olan kapı.

Topalak : Hünnapgillerden, yapraklarından yeşil boya çıkarılan bir bitki (Rhamnus clorophorus globosus).

Topallama : Topallamak işi.

Topallamak : Bacağındaki sakatlık sebebiyle seker gibi veya iki adımda, bir yana eğilerek yürümek. İşler gerektiği gibi yürümemek, aksamak.

Topallayış : Topallama işi.

Topallık : Topal olma durumu.

Topaltı : Kale toplarının koruması altındaki yer. Kale ile korunan bir şehrin yakın çevresi.

Toparlacık : Çok yuvarlak. Kısa boylu ve şişman (kimse).

Toparlağımsı : Top biçiminde olan.

Toparlak : Top cephanesi taşıyan araba. Top biçiminde olan, yuvarlak, kürevi.

Toparlak hesap : Yuvarlak hesap.

Toparlak rakam : Yuvarlak sayı.

Toparlak sayı : Yuvarlak sayı.

Toparlakça : Toparlağa yakın bir biçimde olan.

Toparlama : Toparlamak işi.

Toparlamak : Bir araya getirmek, toplu bir duruma sokmak. Neler üzerinde durulacağını hatırlayıp bir araya getirmeye çalışmak. Çekidüzen vermek. Şaşkın durumdan kurtulup kendine gelmek.

Toparlanış : Toparlanma işi.

Toparlanma : Toparlanmak işi.

Toparlanmak : Toparlama işine konu olmak veya toparlama işi yapılmak. Sağlığı düzelmek. Para yönünden durumunu düzeltmek. Bir işi, bir hareketi yapmaya hazır duruma gelmek. Etkilenilen herhangi bir şeyden kurtulmaya başlanmak. Gelişmek, daha iyi duruma gelmek.

Toparlayıcı krem : Esnekliğini yitirmiş cildi sıkıştırıp düzelten krem türü.

Topatan : Güzel kokulu, sarı renkte, uzunca bir tür kavun.

Topaz : Alüminyum silikatı ve florinden oluşan, kahverengi veya soluk sarı renkte değerli taş.

Diğer dillerde Top üzerinde hokkabaz anlamı nedir?

İngilizce'de Top üzerinde hokkabaz ne demek ? : juggler on globe rolling