Toparlanmak nedir, Toparlanmak ne demek

  • Toparlama işine konu olmak veya toparlama işi yapılmak.
  • Sağlığı düzelmek.
  • Para yönünden durumunu düzeltmek.
  • Bir işi, bir hareketi yapmaya hazır duruma gelmek
  • Etkilenilen herhangi bir şeyden kurtulmaya başlanmak.
  • Gelişmek, daha iyi duruma gelmek.

"Toparlanmak" ile ilgili cümle

  • "Can havliyle silkinip toparlanarak ve bütün bağlarından sıyrılarak birdenbire ayağa kalkıvermiş." - Y. K. Karaosmanoğlu
  • "İlk sarsıntıdan sonra toparlanan halk kendini dışarı atmıştı."
  • "Bu üçüncü gidişimde Erzurum'u bir öncekine nispetle daha çok toparlanmış, gelişmiş buldum." - A. H. Tanpınar

Toparlanmak tanımı, anlamı:

Toparlanma : Toparlanmak işi.

Toparlama : Toparlamak işi.

Yapılmak : Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak. Yapma işine konu olmak.

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Düzeltmek : Yanlıştan kurtarmak, tashih etmek. Bozukluğunu gidermek, onarmak. Düzgün duruma getirmek.

 

Gelişmek : Büyüyüp boy atmak, yetişmek, neşvünema bulmak. Şişmanlamak. İlerlemek, olgunlaşmak, genişlemek, inkişaf etmek.

Gelme : Gelmiş olan. Gelmek işi. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme.

Daha : Henüz. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz. Var olana, elde bulunana ek olarak. Bunun dışında.

İyi : Yeterli, yetecek miktarda olan. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Doğru olan. Esen, sağlıklı. Yerinde, uygun. İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Bol, çok, aşırı.

Gelmek : Başlamak, ortaya çıkmak. Belli bir süre dolmak. İzlemek, takip etmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Olmak, -e uğramak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Çıkmak, yönelmek. İsabet etmek. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Biriyle birlikte gitmek. Sonuç çıkmak. Mal olmak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Uymak. Belli bir zamana ulaşmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Herhangi bir sırada bulunmak. Düşmek, rast gelmek. Türemek. Görünmek, sanılmak. Getirmek. Akmak. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Kazanılmak, sağlanılmak. Ulaşmak, varmak. Katılmak, eklenmek. Uygun düşmek. Ortaya çıkmak, doğmak. Dayanmak, tahammül etmek. Kadar olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur.

 

Düzelmek : Hasta iyileşmek. Düz duruma gelmek, düzleşmek. Kötü, bozulmuş bir durumdayken düzenli duruma gelmek. Soğuk ve yağış azalmak.

Diğer dillerde Toparlanmak anlamı nedir?

İngilizce'de Toparlanmak ne demek? : v. collect oneself, pick oneself up, gather strength, gather, rally, tidy oneself up, tidy up, pack, pack up, pick up, pick up one's strenght

Fransızca'da Toparlanmak : s'amonceler, être prêt

Almanca'da Toparlanmak : v. ermannen

Rusça'da Toparlanmak : v. собирать, собрать