Damnified türkçesi Damnified nedir

  • Zarar görmüş (hukuk terimi).
  • Hasarlı.

Damnified ingilizcede ne demek, Damnified nerede nasıl kullanılır?

Damnific : Yaramaz. İncitici. Zararlı. Zedeleyen.

Damnification : Halel getirme. Zarara veya kayba neden olan (hukuk terimi). Zedeleme. Mağduriyet.

Damnifying : Zarar verici. Zarara yol açma. Zarara yol açan. Hasara neden olan (hukuk terimi).

Damning : Zıt. Şiddetle karşı çıkan. Aleyhinde. Tahrip edici. Ezici. -e son derece karşı.

Damning evidence : Mahkum edici kanıt. Mahkum edici delil.

Damningly : Tahrip ederek. Şiddetle karşı çıkarak. Ezici bir şekilde.

Damnit : Kahretsin.

Goddamning : Kahrolası.

İngilizce Damnified Türkçe anlamı, Damnified eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Damnified ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enlarged : Genişlemiş. Arttırılabilen. Büyüyebilen. Ebatı büyütülmüş. Büyütülmüş. Süresi uzatılabilen. Genişletilmiş. Büyültülebilen. Daha büyük yapılmış. Temdit edilebilen.

Exaggerated : Abartmalı. Şişirilmiş. Abartı. Abartılmış. Mübalağalı. Abartılı. Fahiş. Aşırı.

Self respecting : Kendine saygı duyan. Onurlu. Özsaygısı olan.

Ripped : Parçalanmış. Yırtık. Sarhoş. Amı götü dağıtmış. Sökülmüş. Yırtılan. Yırtılmış.

 

Increased : Katmerlenmiş. Artırılmış. Büyütülmüş. Yükseltilmiş. Artmış. Zamlı. Arttırılmış. Katlanmış. Yoğunlaştırılmış. İlave edilmiş.

Self respectful : İzzetinefsine hakim.

Lacerated : Parçalanmış. Yırtılmış. Sökülmüş. Yırtık. Pürüzlü. Kopuk. Yaralanmış.

Proud : Şerefli. Mağrur. Kendini beğenmiş. Muhteşem. Azametli. Haysiyetli. Kurumlu. Gururlu. Kıvançlı. Kabarmış.

Damaged : Zarar görmüş. Zarar verilmiş. Ezik ve çürük içinde. Bozulmuş. Bozuk. Mahvolmuş. Hasar görmüş.

Deformed : Çarpık çurpuk (argo terim). Şekli bozuk. Şekli bozulmuş. Bozunumlu. Bozundurulmuş. Deforme olmuş. Biçimi bozulmuş. Deforme. Biçimi değişmiş.

Damnified zıt anlamlı kelimeler, Damnified kelime anlamı

Decreased : Azaltmak. Eksilmek. Küçülmek. Azalmak. Azaltılmış. İnmek. Küçültmek. Azalmış. Eksiltmek. Düşmek.

Humble : Kibrini kırmak. Burnunu kırmak. Sıradan. Gösterişsiz. Basit. Mütevazı. Gururunu kırmak. Naçiz. Mütevazi. Alçakgönüllü olmaya itilmek.