Dargah türkçesi Dargah nedir

  • Müslüman azizi mezarı.
  • Müslüman anıtı.
  • Müslüman türbesi.
  • Türbeye inşa edilmiş tapınak.
  • Kutsal müslüman adamın gömüldüğü yer.

Dargah ingilizcede ne demek, Dargah nerede nasıl kullanılır?

Darg : İş kotası. Günlük iş.

Dar es slam : Tanzanya'nın fiili başkenti. Darüsselam.

Dar : Sömürgeciler soyunun devrim savaşı'na katılmış olan kadın üyeleri teşkilatı (eğitim, gönüllü hizmet, tarihin korunması ve burslar sağlanması konularında çalışır). Daughters of the american revolution (amerikan devriminin kızları).

Daraf : Daraf. Elastans birimi.

Darbies : Kelepçe.

Dare deviltry : Atılganlık. Gözüpeklik. Yiğitlik.

Darby and joan : Çok uzun yıllar evliliğini sürdüren yaşlı çift. Kırk yıllık karı koca. Uyumlu yaşlı çift. Birbirine bağlı yaşlı çift. Birbirine bağlı yaşlı evli çift.

Dardanism : Fiyatların düşmesini önlemek amacıyla, özellikle tarımsal ürün piyasalarında, ürünün yakılma, dökülme veya benzeri yollarla imha edilmesi. krş. değerlendirme. Ürün yoketme.

Dardanelles war : Çanakkale savaşı.

Darby and joan club : Yaşlılar derneği.

İngilizce Dargah Türkçe anlamı, Dargah eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dargah ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Heretic : Kafir. Geleneklere ters kimse. Tanrı kitaplarından hiç birine inanmayan. Kabul olunmuş doktrinlere karşı olan kimse. Kendi dininin inançlarına karşı gelen kimse. Tanrıtanımaz.

Wildcat : Yabankedisi. Tehlikeli. Yasal olmayan. Riskli girişim. Hırçın kimse. Yasadışı ve beklenmedik. Verimsiz yerde petrol veren kuyu. Rizikolu. Düzensiz. Yaban kedisi.

Leper : Dışlanan kimse. Cüzamlı. Cüzzamlı.

Felis : Kedigiller familyası cinsinden olan.

Unfortunate : Yersiz. Mutsuz. Şanssız. Talihsiz. Kimsesiz. Şanssız kimse. Başarısız. Olumsuzluk getiren. Kadersiz. Makus.

Misbeliever : Kafir. İmansız. Zındık.

Unfortunate person : Talihsiz kimse.

Castaway : Deniz kazasına uğrayıp ıssız bir kıyıda mahsur kalan kimse. Reddedilmiş. Deniz kazazedesi. Serseri. Kazazede. Reddedilmiş şey. Atılmış. Reddedilmiş kimse. Kazazede (gemi). Çürüğe çıkarılmış.

Outcast : Aforoz edilmiş. Serseri. Toplumdan dışlanmış. Toplumdan atılmış. Parya. Toplum dışına itilmiş. Kimsesiz. Toplumdan kovulmuş. Toplum dışına itilmiş kimse. Kovulmuş.

Untouchable : Ulaşılamaz. Parya (hind.). Dokunulması yasak. Dokunulmaz. Erişilmez.

Dargah synonyms : harijan, felis wiedi, religious outcast, margay cat, genus felis, ishmael.