Dass türkçesi Dass nedir

  • Bölge savcısı.

Dass ingilizcede ne demek, Dass nerede nasıl kullanılır?

Dassie : Tavşana benzer küçük bir hayvan.

Dassies : Tavşana benzer küçük bir hayvan.

Badass : Belalı. Kabadayı. Agresif tip. Çok çarpıcı. Geçinmesi zor kimse. (argo) agresif kimse. Baş belası. Belalı kimse. Çok etkileyici. Güçlü etkisi olan.

Hadassah : Yahudi kadın örgütü. Kudüs'te bir hastane. Kadın ismi.

Hadassah women : Hadassah amerikalı kadınlar siyonist örgütünün üyeleri. Hadassah kadınları.

Dash dot : Tire nokta. Çizgi nokta.

Dash board : Ön panel. Gösterge tablosu. Gösterge paneli. Torpido ön panel-gösterge paneli. Torpido ön panel.

Dash dot dot : Çizgi nokta nokta.

Dasd : Disk. Doğrudan erişimli bellek aygıtı.

Daschle : Bir soyadı.

İngilizce Dass Türkçe anlamı, Dass eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dass ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crash : Sabahlamak. İflas bayrağını çekmek. Davetsiz olarak gitmek. Çarpma etmeni. Düşmek (kaza sonucu). Gürültü etmek. İflas etmek. Gürültüyle düşmek. Çarpmak. Düşmek.

Fumble : El yordamıyla yürümek. Tutamayış. Beceriksizce atak. Topu düşürmek (oyunda). Elleri dolaşmak. El yordamıyle aramak. Becerememe. Bozmak. Beceriksizce yapmak. Yoklamak.

 

Move : Yer değiştirmek. Tahrik etmek. Kıpırdanmak. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Duygulandırmak. Oynatmak. Taşıma. Hareket ettirmek. Hamle. Hareket.

Critical mass : Kendi kendine bir zincir tepkileşimi sürdürmeye yeterli ışımetkin özdek tutarı. Bölünür çekirdeklerin kendiliğinden zincirleme bölünme tepkimesine girebilmeleri için gerekli olan en küçük kütle. Yeterli çoğunluk. Kritik kitle. Zincirleme reaksiyonun meydana gelmesi için gerekli olan nükleer yakıt kitlesi (fizik). Kritik kütle. Bir nükleer zincir tepkimesinin oluşabilmesi için gerekli olan nükleer yakıt kütlesi. Fizik, kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Eşik kütlesi. Dönüşül kütle.

Get across : Anlaşılmak. Anlatmak. Beğenilmek. Aktarmak. Kızdırmak. Birbirinin karşıtı olmak. Açıklamak. Benimsenmek. Zorlukla sıyrılmak. Anlaşılmasını sağlamak.

Run : Yayınlamak. Sürü halinde gitmek. Koşarak geçmek. Çalışmak. Sürmek. Götürmek. Geçiş. Otlatmak. Kaçakçılığı yapmak. Erimek.

Cycle : Dönüş. Bilgisayar, bilişim, uzay, iktisat, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yapıştırmak. Elektrik akımının iletken üzerinde aldığı yol. Bisiklet sürmek. Devir yaptırmak. Seri. Belli aralıklarla aynı biçimde yinelenen olayları kapsayan dönem. Aşama. Motosiklet.

Trespass : Günah. İzinsiz girmek. Suç işlemek. Tecavüz etmek. Bozmak. Yasayı çiğneme. Tecavüz etmek (hak). Araziye tecavüz. (başkasının mülküne) izinsiz girmek. (sınırları vb) çiğnemek.

Atomic weight : Atom ağırlığı. Öğeciksel ağırlık. Oksijen kütlesinin 1/16'sına eşdeğer olan kütle (p). Bir öğeciğin ağırlığının, c(...) ninkini tam 12,0000 sayarak bulunan bağıl değeri. Atomik ağırlık. Atomal ağırlık. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır.

 

Biomass : Bioyakıt. Canlı kütle. Biyokitle. Biyolojik kütle. Bir organizmanın belirlenmiş bir alan birimindeki toplam ağırlığı. Dirim kütle. Organizmaların belirlenmiş bir hacim birimi olarak toplam hacmi. Biokütle. Biyokütle. Canlılar yoğunluğu.

Dass synonyms : squeak by, mass deficiency, relativistic mass, inertial mass, negociate, fundamental measure, move through, go across, mass energy, gravitational mass, fundamental quantity, locomote, district attorney, cover, muscle, relative atomic mass, atomic mass, pass through, get over, travel, body, bulk, go through, work, track, infiltrate, rest mass, cut, break through, cross, cut across, cut through, make.

Dass zıt anlamlı kelimeler, Dass kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.