Debarred türkçesi Debarred nedir

  • Mahrum edilmiş.
  • Yoksun bırakılmış.
  • Yasaklamak.
  • Mahrum etmek.
  • Yoksun bırakmak.
  • Menetmek.
  • Engel olmak.

Debarred ingilizcede ne demek, Debarred nerede nasıl kullanılır?

Debarring : Yoksun bırakmak. Mahrum etmek. Engel olmak. Yasaklamak. Menetmek.

Debar from : Engellemek. Yoksun bırakmak. Mahrum bırakmak. Mahrum etmek. Bir şeyden korumak. -den mahrum etmek.

Debar from inheriting : Mirastan mahrum etmek.

Debar : Menetmek. Mahrum etmek. Mahrum bırakmak. Yoksun bırakmak. Yasaklamak. Engel olmak.

Debark : Boşaltmak. Karaya çıkmak. İnmek. Karaya ayak basmak. İndirmek. Karaya çıkarmak. Gemiden inip karaya çıkmak.

Debarkment : Boşaltma. Tahliye.

Debarked : Karaya çıkarmak. Karaya ayak basmak. Karaya çıkmak.

Debars : Engel olmak. Yoksun bırakmak. Mahrum etmek. Menetmek. Yasaklamak. Mahrum bırakmak.

Debarkations : İndirme. İnme. Karaya çıkarma. Gemiden sahile çıkma. Karaya çıkma. Boşaltma.

Debarment : Engel olma. Mahrumiyet. Birinin bir şey yapmasını önleme eylemi. Önüne geçme. Önleme.

İngilizce Debarred Türkçe anlamı, Debarred eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Debarred ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Denying : Yadsıma. İnkar etme. İnkar etmek. Yalanlamak. Reddetmek. Yadsımak.

Disables : Alıkoymak. Ehliyetini almak. Sakatlamak. Hizmet dışı bırakmak. Yetkisini almak. Kullanılmaz hale sokmak.

 

Blanket : Sarıp sarmalamak. Battaniye ile örtmek. Battaniyeye sarmak. Örtmek. Örtbas etmek. Reaktör kalbinin çevresine ya da içine yerleştirilen ve zincir tepkimesi yapabilen unsurlardan oluşan kapalı bölge. Bütün olasılıkları içeren. Battaniye. Kapsamak.

Anathematize : Kiliseden aforoz etmek. Aforoz etmek. Kınamak. Lanetlemek. Afaroz etmek.

Abridging : Kesmek. Kısaltmak. Tenkis etmek. Azaltmak. Kısmak. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Özetlemek.

Binds : Ciltlemek. Bağlamak. Sarmak. Donmak (beton). Tutmak. Tutturmak. Usandırmak. Sargılamak.

Criminalise : Suçlu ilan etmek. Yasadışı olarak duyurmak. Mücrimleştirmek. İllegal ilan etmek. Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek. Suçlu yaratmak. Yasadışı yapmak. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize). Suçlu muamelesi yapmak.

Deny : Nasip etmemek. İnkar etmek. Danmak. Reddetmek. Kaçınmak. Tanımamak. Yalanlamak. Esirgemek. Yadsımak.

Incapacitated : Ehliyeti olmayan. Mahrum bırakılmış. Aciz bırakılmış. Alıkoyulmuş.

Cumber : Yük olmak. Sıkıntı vermek. Sıkmak. Engellemek.

Debarred synonyms : bind, averts, be in the way, disable, criminalised, despoil, at rest, bereaving, at peace, clamp down on, anathematized, bereave, marked, anathematizing, constrains, bereaved, debars, called off, balking, censor, debarring, avoid, balks, gone, count out, denies, bereaves, constrain, blanketed, averted, deprive of, bar, deprived.

Debarred zıt anlamlı kelimeler, Debarred kelime anlamı

Unmarked : Çiziksiz. Çizgisiz. Demarke. Belirtisiz. İşaretlenmemiş. İşaretsiz. Not verilmemiş. Markasız. İmlenmemiş.

Alive : Yaşayan. Diri. Elektrikli. Zinde. Yaşam dolu. Hayatta. Diri diri. Hareketli. Canlı. Haberdar.