Debits türkçesi Debits nedir

Debits ingilizcede ne demek, Debits nerede nasıl kullanılır?

Allocation of debits and credits : Müşterinin hesabındaki işlemler kaydı. Alacak ve borçlar ödenekleri.

Credits and debits : Tecimsel anamala ilişkin olsun ya da olmasın yazılıklarındaki değerlerine göre işlem gören belgitli ve belgitsiz tüm alacak ve borçlar. Alacak ve borçlar.

Debit account : Zimmet hesabı. Borç hesabı.

Debit advice : Borç dekontu. Borçlu dekontu.

Debit an account : Bir hesabı borcuna kaydetmek.

Debit balance : Zimmet bakiyesi. Borç bakıyesi. Borç bakiyesi. Zimmet veya borç bakiyesi. Borç bakiyesi moloz.

Debit interest : Borç faizi. Bir borun birikmiş olan faizi.

Debit card : Borç kartı. Kart sahibinin hesabından alışveriş tutarını doğrudan düşüren kart. Borçlandırma kartı. Debit kart. Hesap kartı. Bankamatik kartı.

Debit and credit : Borç ve kredi. Borç ve alacak.

Debit cards : Hesap kartı. Kart sahibinin hesabından alışveriş tutarını doğrudan düşüren kart. Bankamatik kartı. Borç kartı. Banka kartı. Para çekme, hesap bilgilerini kontrol etme ve işlem yapma, ayrıca hesapta para olması koşuluyla satın alımlarda ödeme aracı olarak kullanılan ve bir banka, perakendeci veya diğer satıcılar tarafından çıkarılan plastik kart. Debit kart. Borçlandırma kartı.

 

İngilizce Debits Türkçe anlamı, Debits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Debits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Start : Başlatmak. İki takım arasındaki ayaktopu oyununu hakemin başlatması. Başlama. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır.

Induction : Bir molekülde bulunan kümenin yakınına ucaylı bir küme katarak, elektron düzenini ve kimyasal tepkenliğini değiştirme. İndükleme. Tek tek olgulardan genel önerilere geçmek üzere izlenen düşünme ve inceleme yolu. mantıkçılara göre öncüllerinin doğruluğu sonucunun doğruluğunu olasılı kılan çıkarım biçimi. İrgitim. Biyoloji, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Göreve getirme. Mıknatısla ya da kıvıl bir alan etkisiyle bir özdek içinde ucayların oluşması. mıknatıs alanı değişirken kıvıl alan ya da akım oluşması. Göreve başlatma. İndüksiyon. Tümevarım.

Logomachy : Sadece sözlü olarak tartışma. Bir kelimenin anlamı ile ilgili yapılan tartışma. Önemsiz sözcük savaşı. Sözcük tartışması. Sözcük oluşturma oyunu. Laf kavgası. Kelimelerle ilgili çekişme. Kelime yapma oyunu. Kelime oluşturma.

Naturalisation : Yurttaşlığa kabul etme. Vatandaşlığa kabul. Vatandaşlık tanınması. Natüralizasyon. Vatandaşlığa kabul etme. Yurttaşlığa kabul. Ortama alışma süreci (ayrıca naturalization). Vatandaşlık hakları verme. Yerlileşme. Yerlileştirme.

Argumentation : Uslamlama. Münakaşa. Tartışma. Kanıtlama. Yargılama.

Discussion : Münazara. Münakaşa. Görüşme. Tartışma. İrdeleme. Bahis. Konuşma. Bir sorunu çözümlemek ya da bir sonuca varmak üzere girişilen eleştirmeli görüşme. Müzakere.

 

Loans : İkrazlar. Ödünç vermek.

Naturalization : Yerlileştirme. Yurttaşlığa kabul. Yerlileşme. Vatandaş olma. Vatandaşlığa kabul etme. Vatandaşlığa kabul. Natüralizasyon. Yabancıların ülke yurttaşlığına kabul edilmesi. Vatandaşlık tanınması. Uyrukluğa kabul etme.

Commencement : Bidayet. Diploma töreni. Başlangıç. Başlama.

Beginning : Milad. Başlangıç çekidi. İptida. Kaynak. Esas. Baş. Başlama. Başlangıç noktası. Köken. Menşe.

Debits synonyms : first appearance, ushering in, product introduction, introduction, liabilities, launching, entry, argument, word, indebt, debit, unveiling, obligations, give and take, debts.

Debits zıt anlamlı kelimeler, Debits kelime anlamı

Finish : Sona ermek. Rötuş yapmak. Bitirmek. Bitmek. Mükemmelleştirmek. Mahvetmek. Tüketmek. Varış. Tamamlamak. Gitar boya veya cilasının dışarıdan görünen katı.

Agree : Uyuşmak. Bağdaşmak. Uymak (bir başka şeye). Birleşmek. Aynı fikirde olmak. Uymak. Hemfikir olmak. Uzlaşmak. Kabul etmek. Kararlaştırmak.