Debris slide türkçesi Debris slide nedir

  • Çimentolanmamış, gevşek kayaç döküntülerinin ve topraklarının, çok ıslanmış kil gibi kaygan bir düzlem üzerinden aşağıya doğru kayması ya da yuvarlanması.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Moloz kayması.

Debris slide ingilizcede ne demek, Debris slide nerede nasıl kullanılır?

Debris : Birikinti. Kırıntı. Moloz. Dağ eteklerinde köşeli taşlar ve daha ince öğeli özdeklerin karışımından oluşan yığıntılar. Yıkıntı. Çer çöp. Enkaz. Döküntü. Çöküntü.

Slide : Kaydırmak. Sıvışmak. Saydam resim. Diyapozitif. Bir telin tınlaması devam ederken tele ikinci kez vurulmaksızın tele basan parmağı klavyeden kaldırmadan tel boyunca değişik perdeler arasında kaydırma yöntemi. Film ya da cam plak üzerinde alınmış positif resim. Kayma. Kırık düzleminin yanlarındaki kayaç kütleleri. Sessizce gitmek. Toprak kayması.

Debris wood : Enkaz odunu.

Debrisocin : Adrenerjik sinir uçlarını etkileyip noradrenalin salıverilmesini engelleyerek nöromediyatör depolarını boşaltıp tüketerek veya nöromediyatör üretimini engelleyerek etki oluşturan adrenerjik nöron engelleyicisi bir ilaç. Debrizosin.

Adjusting slide : Ayarlayım sürgü. Ayarlayıcı sürgü.

Advance to the next slide : Sonraki slayda ilerle.

İngilizce Debris slide Türkçe anlamı, Debris slide eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Debris slide ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

After shock : Artçı sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Artçı şok. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı.

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

Absolute age : Salt yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Kesin yaş. Mutlak yaş.

Abrasive power : Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

Algonkian : Algonkiyen. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Alkongien. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Bir prekambriyen sistemi.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

 

Abyss : Boşluk. Tamu. Varta. Derinlik. Cehennem. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Abis. Dipsiz gibi görünen yer. Hufre.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Debris slide synonyms : agricultural geology, adventive cone, acrozone, absolute chronology, abysal environment, acid fumarole.