Debt rescheduling türkçesi Debt rescheduling nedir

  • Vadesi gelen borcun ödenememesi durumunda, borcun yeni bir ödeme planına bağlanması.
  • Borcun yeni ödeme planına bağlanması.
  • Borç ertelemesi.
  • Bir borcun yeni ödeme planına bağlanması.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Borç ödemelerinin yapılması gereken tarihleri değiştirme.

Debt rescheduling ingilizcede ne demek, Debt rescheduling nerede nasıl kullanılır?

Debt : Matlup. Borçlu olma. Suç. Bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük. Verecek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Borçlanma. İki ya da daha çok kişi arasındaki karşılıklı yükümlülük. Borç. Zimmet.

Rescheduling : Borç ertelemesi.

Debt amortization : Bir ortaklığın özvarlığının ya da borçlu varlıklarının ödeme yapı. Ortaklık borçları ödeme payı. Borç amortismanı.

Debt arrangement : Borç araylanması. Borçların düzenlenmesi.

Debt balance : Borç bakiyesi.

Debt burden : Borç yükü.

İngilizce Debt rescheduling Türkçe anlamı, Debt rescheduling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Debt rescheduling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Delay of payment : Ödemede gecikme. Ödeme ertelemesi. Ödeme süresi. Bir borcun, süresinin bitiminde ödenememiş olması. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir alacağın gününde ödenememesi olayında ilgilisince bir kolaylık gösterilmek üzere ödeme süresinin ileri bir güne bırakılması. Ödeme yapılması gereken zamanı geciktirme. Ödeme süresinin uzatılması. Konut edinmek amacıyla bir konut bankasından ödünç almış olan kimsenin ödeme koşullarından biri.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Debt rescheduling synonyms : a change in individual demand, a pass through certificate, abnormal budget expenditures, a shift in supply, ability to pay approach, a shift in individual demand, a change in supply, rescheduling.