Defect of hearing türkçesi Defect of hearing nedir
- İşitme özürü.
- Olağan yakınlıktaki bir kaynaktan çıkan olağan güçteki sesin dış, orta ve iç kulaktan geçerek beyne ulaşıp tam olarak algılanmaması sonucu sağırlık ya da ağır işitme biçiminde beliren özür. bk. ağır işiten, sağır.
- Eğitim alanında kullanılır.
Defect of hearing ingilizcede ne demek, Defect of hearing nerede nasıl kullanılır?
Defect : Kaçakçılık sayılan durumlar dışında herhangi bir biçimde vergi kaybına yer vermeyi gerektirmeyen yanlışlar. Eksiklik, kusur, kısmi sakatlık. Bozukluk. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eksiklik. kusur. biçim bozukluğu. Kusur. Eksiklik. Noksan. Kaçmak. Özür.
Of : -in. Den. İle ilgili. Yüzünden. In. -nın. Li. Hakkında. -dan. Karşı.
Hearing : Söz hakkı. İşitme duyusu. İşitme alanı. Açıklama. Duyma. Dinleme. Soruşturma. Celse. İşitme. Savunma.
Defect of vision : Görme bozukluğu.
Be hard of hearing : Kulağı ağır işitmek. Ağır işitmek.
The power of hearing : Duyabilme yeteneği. İşitme gücü. Duyma hassasiyeti.
Dull of hearing : Bozulmuş duyma yetisi olan. Ağır işitme. Ağır işitilme.
Out of hearing : İşitemeyecek uzaklıkta. Çok uzakta. Duyulamayacak kadar uzakta. Duyulamıyacak uzaklıkta. Duyma mesafesi dışında.
Hard of hearing : İşitme engelli. Az duyma. Sağır. Ağır işiten. Duyma güçlüğü. Yarı sağırlık. İşitme güçlüğü olan. Duyma engelli. Ağır işitir. Duyma zorluğu.
Sense of hearing : İşitme duyusu.
İngilizce Defect of hearing Türkçe anlamı, Defect of hearing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Defect of hearing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abulia : İrade kaybı. İrade yitimi. Abulya. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İstem yitimi. İstenç yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Kayıtsızlık. Abuli.
Achievement tests : Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri.
Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.
Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.
Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.
Academic preparation : Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık. Akademik hazırlık.
Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.
A priori knowledge : A priyori bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi.
Accustoming : Ünsiyet. Alıştırmak. Ülfet. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Yetiştirim.
Defect of hearing synonyms : hearing impair, hearing handicap, academy of economic and commercial sciences, academy, academic year, abstract reasoning, abnormal child, achromatopsia, ability group.

Bu kısımda Defect of hearing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Defect of hearing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Defect of hearing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Defect of hearing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.