Deferred debt türkçesi Deferred debt nedir

  • Ana para ve faiz ödemeleri süresinin değiştirildiği borç.
  • Müeccel borç.
  • Ertelenmiş borç.
  • İktisat alanında kullanılır.

Deferred debt ingilizcede ne demek, Deferred debt nerede nasıl kullanılır?

Deferred : Gecikmeli. Tecilli. Gecikmiş. Ertelenmiş (borç vb). Ertelenen. Vadeli. Ertelendi. Ertelenmiş. Geciktirilmiş.

Debt : Alacak. Verecek. Bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük. Suç. Borçlu olma. Zimmet. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Borç. Hesap. İki ya da daha çok kişi arasındaki karşılıklı yükümlülük.

Deferred addressing : Gecikmeli adresleme. Dolaylı adresleme.

Deferred annuity : Müeccel para. Ertelenmiş borç para. Ertelenmiş para. Vadeli geri ödenen borç para. Koşullu yıllık borç bölümü . belirli bir sürenin bitiminden sonra ödenmeye başlanılacak para.

Deferred assets : Peşin ödenen kıymetler. Peşin ödenen. Ertelenmiş kıymetler.

Deferred bond : Üremi, belirli bir süre geciktirilen borç belgiti. üremi belirli bir orana çevrilen borç belgiti. Devamlı borç tahvili. Ertelenmiş üremli borç belgiti. Faizi belirli bir süre tecil edilen tahvil. Ertelenmiş faizli tahvil. Faizi belirli bir süre ertelenen tahvil.

İngilizce Deferred debt Türkçe anlamı, Deferred debt eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Deferred debt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Deferred debt synonyms : debt deferment, a shift in demand, abnormal budget expenditures, debt postponement, deferred liability, ability to pay principle, postponed debt, abnormal budget, a shift in supply, a shift in individual demand, ability to pay approach.