Deficiency payment türkçesi Deficiency payment nedir

  • Zararın sübvansiyonu.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yetersiz fiyat ödemesi.
  • Fark ödemeleri.
  • Tarım kesiminde bazı ürünler için hükümet tarafından belirlenen güvenceli fiyatla piyasa fiyatı arasındaki farkın tamamen veya kısmen kapatılması için üreticilere fiyat sübvansiyonu biçiminde yapılan ödemeler.

Deficiency payment ingilizcede ne demek, Deficiency payment nerede nasıl kullanılır?

Deficiency : Noksanlık. Bir kromozomun bir parçasının ya da bir genin yokluğu ile ortaya çıkan durum. Kusur. Yetersizlik. Gerilik. Eksiklik. Sakatlık. Eksiklik, noksanlık. Biyoloji, hukuk, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eksik.

Payment : Bir borcu ödeyerek kapama. Harcama. Karşılık. Maaş. Taksit. Bir varlık elde etme ya da bir dokuncayı önleme, bir iş sağlama amacıyla, para ödeme, borç altına girme ya da bir varlığı aktarma. sağlanmış bir iş ya da satın alınmış bir varlık için ödenen ya da ödenecek olan para. Cebren tahsil. Kesin sayışım. sayışımın arıtımı. Borcu ödeme. Ödeme.

Deficiency anemia : Yetersizlik anemisi. Beslenme ve eksiklik anemisi.

Deficiency diesease : Yetersizlik hastalığı. Beslenme açısından gerekli olan bir şeyin yemle alınmaması veya yetersiz miktarda alınması sonucu ortaya çıkan ve en yaygın olarak da yemlerdeki vitamin veya iz elementler yetersizliklerine atfedilen hastalıklar.

 

Deficiency disease : Zafiyet. Yetersiz beslenme sonucu rahatsızlık. Gıda eksikliği hastalığı. Vitamin eksikliği rahatsızlığı. Vitaminsizlik hastalığı.

Deficiency diseases : Noksanlık hastalıkları. Vitaminsizlik hastalığı. Gıda eksikliği hastalığı. Vitamin eksikliği rahatsızlığı. Zafiyet. Yetersiz beslenme sonucu rahatsızlık. Bazı vitaminlerin, eser elementlerin yokluğu sebebiyle hayvanlarda ve bitkilerde görülen hastalık durumu. örnek: memelilerde b1 vitamini yokluğu sebebiyle meydana çıkan beriberi hastalığı.

İngilizce Deficiency payment Türkçe anlamı, Deficiency payment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deficiency payment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

 

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Deficiency payment synonyms : a shift in individual demand, ability rent, abnormal budget expenditures, abnormal budget, a group shares, abnormal budget receipts.