Deforcement türkçesi Deforcement nedir

  • Zorunlu ejeksiyon veya tahliye ejection or eviction.
  • Bir başkasının malını kanunsuz yollarla zaptetme.
  • Kanuna karşı gelme.
  • Fuzuli işgal.
  • Bir mülkiyete yasadışı bir şekilde yasal sahibinden alıkoyma.
  • Gasp.
  • Bir başkasının arazisine el koyma.
  • Bir başkasının arsasına tecavüz etme.
  • Memura mukavemet.
  • Görevini yapmakta olan memura karşı gelme.

Deforcement ingilizcede ne demek, Deforcement nerede nasıl kullanılır?

Deforce : Alıkoymak. Bir başkasının malını kanunsuz yollarla zaptetmek. Hukuksuz işgal etmek. Görevli memura karşı gelmek. Bir başkasının arsasına tecavüz etmek. Gasp etmek. Zorla alıkoymak. Kanuna karşı gelmek. Bir başkasının arazisine el koymak.

Deforced feed : El konmuş yem. Yem kanunu ve bu kanuna göre yürürlüğe konmuş olan yönetmelikler veya ilgili diğer mevzuatın öngördüğü koşulların ihlal edilmesi suretiyle üretildiği veya satışa sunulduğu, yetkili kişi veya kuruluş tarafından makul ve kanıtlanabilir bir biçimde belirlenerek satışı yasaklanarak koruma altına alınmış ticari yem partisi.

Deforceor : Bir mülkiyeti haksız olarak yasal sahibinden alıkoyan kimse. Bir mülke sahibini sokmayan kişi. Ona karşı hatalı olarak ceza kesilen kimse. Gaspçı. Gasp eden. Gasp eden kimse. Gasp nedeniyle dava edilen.

 

İngilizce Deforcement Türkçe anlamı, Deforcement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deforcement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Intrusion : İhlal. Sokulma. Zorla içeri girme. Fuzuli işgal etme. İzinsiz ve davetsiz girme. Zorla girme. Tecavüz. İntrüzyon. Davetsiz gelme.

Booty : Savaş kazancı. Kazanç. Ganimet. Vurgun. Fey. Savaşta düşmandan alınan mal, para, tutsak. islam kurallarına göre alınan ganimetin beşte biri devlet hazinesine, geri kalanı kılıç hakkı olarak askere bırakılırdı. Yağma. Çapul. Voli.

Exactions : Israrla isteme. Haraç. Mecburiyet. Haraç kesme. Zorla alınan şey. Talep etme. Zorla yaptırılan iş. Zorla alınan para. Zorla alma.

Impingement : Etkileme. İzlenim bırakma. Taşma. İzinsiz girme. Çarpma. Karşı gelme. Vurma. Tecavüz. İhlal.

Extortions : Zorla alma. Dolandırıcılık. Zorbalık. Haraca kesme. Para sızdırma. İrtikap. Fahiş fiyat. Zorla alınan şey. Haraç.

Hijackings : Gemi kaçırma. Korsanlık. Hırsızlık. Ele geçirme. Silahlı soygun. Uçak kaçırma. Alan adı saldırısı.

Disseizin : Mal ve mülküne el koyma. Zapt hali. Gaspetme. Çıkarma.

Hijacking : Korsanlık. Silahlı soygun. Uçak kaçırma. Alan adı saldırısı. Hırsızlık. Gemi kaçırma. Ele geçirme.

Separation : Firkat. Ayrılık. Ayrı yaşama. Toplu bir birlik oluşturan öğelerden kimilerinin birlikten kopması ya da davranış düzgülerinden sapması, bk. bağlanma, birleşme. Ayrı evre ya da yoğunluktaki biribirine karışmayan özdekleri çeşitli yöntemlerle ayrı ayrı elde etme işlemi. Müstakil olma. Karı kocanın karşılıklı anlaşıp, eşin ve çocukların bakım ve desteklenmesi konularını bir çözüme bağlayarak evlilik birliğini bozmaları. Ayrılma. Bölünme. Hicran.

 

Hijacks : Kaçırmak (uçak vb). Uçak kaçırmak. Kaçırmak. Soymak (kamyon veya tren vb'ni). Soymak. Gaspetmek. Kaçırmak (uçak, gemi). Kaçırmak (uçak veya gemi). Hırsızlık.

Deforcement synonyms : effraction, hijack, intrusions, disseisin, impingements, imposition, law enforcement, coercion, carrying out, divorce, infliction, implementation, outlawries, outlawry, social control, extortion, exaction, expropriations, purpresture, expropriation, execution, pourpresture.

Deforcement ingilizce tanımı, definition of Deforcement

Deforcement kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A wrongful withholding, as of lands or tenements, to which another has a right. A keeping out by force or wrong.