Separation türkçesi Separation nedir

  • Ayrışma.
  • Bölünme.
  • Karı kocanın karşılıklı anlaşıp, eşin ve çocukların bakım ve desteklenmesi konularını bir çözüme bağlayarak evlilik birliğini bozmaları.
  • Ayrılık.
  • Ayrılış.
  • Firkat.
  • Toplu bir birlik oluşturan öğelerden kimilerinin birlikten kopması ya da davranış düzgülerinden sapması, bk. bağlanma, birleşme.
  • Boşluk.
  • Ayrı yaşama.
  • Hicran.
  • Müstakil olma.
  • Hasretlik.
  • Kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Ayrı evre ya da yoğunluktaki biribirine karışmayan özdekleri çeşitli yöntemlerle ayrı ayrı elde etme işlemi.
  • Aralık.
  • Ayrılma.
  • Ayırma.
  • Ayrı olma.

Separation ile ilgili cümleler

English: The father and son met after a long separation.
Turkish: Baba ve oğul uzun bir ayrılıktan sonra buluştu.

English: The story about the separation of the two leopard cubs seems pretty trite to me.
Turkish: İki leopar yavrusunun ayrılması hakkındaki hikaye bana oldukça basmakalıp gibi görünüyor.

English: The theory of the separation of powers is attributed to Montesquieu in his book "The Spirit of the Laws."
Turkish: Kuvvetlerin ayrılığı teorisi onun "Kanunların Ruhu" adlı kitabında Montesquieu'ya atfedilmiştir.

English: I was looking forward to the day when I could see him after five years' separation.
Turkish: Beş yıllık ayrılıktan sonra onu göreceğim günü sabırsızlıkla bekliyordum.

 

Separation ingilizcede ne demek, Separation nerede nasıl kullanılır?

Separation agreement : Ayrılma anlaşması. Ayrılan bir çift arasında malların ve paranın bölünmesi ila alakalı anlaşma.

Separation allowance : Ayrılma için ödeme olarak verilen para.

Separation anxiety : Ayrılık korkusu. Terkedilme korkusu. Ayrılık endişesi. Ayrılık kaygısı. Evden kopma kaygısı. Bu insanda aşırı derecede bağımlı şekilde hareket etmesine ve karamsar olmasına sebep olan kendisine yakın bir kimse tarafından ihmal edilme ve terkedilme korkusu.

Separation center : Ayırma merkezi. Askeri serbest bırakma merkezi. Alma ve filtreleme merkezi.

Separation energy : Çözülürü erkesi. Ayırma enerjisi. Nötron veya alfa partikülünün bağlayıcı enerjisi. Ayırma erki. Bir çekirdek içindeki bir önelciğin, bir ılıncığın ya da bir alfa parçacığının bağlanım erkesi; söz konusu parçacıkların çekirdekten kurtulabilmeleri için bu erkenin harcanması gerekir. Bir çekirdekteki proton.

Separation master : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ana negatifteki kırmızı, yeşil, mavi bölümleri üç ayrı kuşakta taşıyan negatiflerden her biri. Ayırıcı ana negatif.

Separation of church and state : Kilise ve devletin ayrılması. Devlet işleri ve din işleri birbirini etkilemez ve yasal olarak birleştirilemez kuralı (abd anayasasının birinci değişikliğinde ifade edilen).

Separation line : Yasak bir bölgeye bölünmeyi gösteren beyaz çizgi. Ayırma çizgisi.

Separation of forces : Güçlerin ayrılması. İki çarpışan taraf arasında ateşkes. Aktif çatışmanın durması.

 

Separation of powers : Yürütme ve yargı güçlerinin birbirinden ayrılması. Gücün sağıtılması. Erklerin ayrımı. Yasama. Toplum içindeki erklerin yasama, yürütme ve yargılama erkleri olarak ayrılması ve her birinin ayrı örgenlerce kullanılması (ilkesi). Otoritenin ayrılması. Güçler ayrılığı. Kuvvetler ayrımı. Kuvvetler ayırımı.

İngilizce Separation Türkçe anlamı, Separation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Separation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Resolutions : Önerge. Niyet. Çözülüm (müzik terimi). Kararlılık. Çözünme. Çözüm. İltihabın iyileşmesi. Teklif. Karar.

State : Yağday. Belirlemek. Saptamak. Görkem. Tantana. Eyalet. Hal. Stres. Açıklamak. Devlet.

Discontinuance : Duraklama. Sona erdirme. Son verme. Devam etmeme. Kesiklilik. İnkıta. Davanın düşmesi. Vazgeçme. Fasıla.

Clearance : Geçiş izni. Takas. Sayışma. Mevsim sonu satışı. Tarla açma. Yetki. Gümrük belgesi. Açma. Tasfiye. Geminin limanı terketme izni.

Discontinuances : Devam etmeme. Ara. Devamsızlık. Davanın düşmesi. Son verme. Duraklama. Vazgeçme. Kesilme. İnkıta.

Disunion : Nifak. İkilik. İhtilaf. Uyuşmazlık. Anlaşmazlık.

Appropriation : Tahsis. Kendine mal etme. Üstüne oturma. Tahsisat. El koyma. Mal etme. Benimseme. Temellük etme. Tahsis etme. Ödenek.

Severance : Kopma. İlişki kesme. İlişkiyi kesme. İşten çıkarma. Kesilme. İlişiğini kesme. Tefrik. Kesme.

Allocation : Özgü kılma. Ödenek ayırma. Pay. Tahsis etme. Dağıtma. Pay ayırımı. Bölüştürme. Ortaklara paylarının verilmesi, dağıtma, ayırma giderlerinin üleştirilmesi. Özgüleme.

Checkout : Hata bulma. Hata ayıklama. Kasa. Ödeme yeri. Kontrol. Çıkış. Çıkış işlemi. Düzeltme.

Separation synonyms : disconnectedness, rupture, backlash, dissociations, aperture, divisions, carry over, longing, backlashed, being split, december, detachment, disintegration, distinctness, dec, dissimilarities, assigner, corridor, noncohabitation, apartness, desintegration, appropriations, distinction, deviate, rift, separateness, cavitation, longings, allocating, compartmentation, assortments, homesickness, alteration.

Separation zıt anlamlı kelimeler, Separation kelime anlamı

Continuity : Bir düzenin bütünlüğü, öğeleri arasındaki ilişkilerin sonsuz sayıda oluşu, koşullarının değişmesindeki yavaşlık ve bir durumdan başka bir duruma geçişindeki rahatlık. Akıcılık. Senaryo. Süreklilik. Mantıksal bağ. Program metni. Devamlılık. Teselsül. Ayrımlama.

Joint : Eklemek. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Birlikte. Birleşme yeri. Ortak. Birleşik. Birleştirmek. Çatlak. Ortaklaşa. Birleşmiş.

Connectedness : Bağlanmışlık. Bağlantılılık. Bağlanabilirlik. Bağlanabilme. Bağlı olma durumu.

Separation antonyms : association, union, integration.

Separation ingilizce tanımı, definition of Separation

Separation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of separating, or the state of being separated, or separate.