Degender türkçesi Degender nedir
- İnsanların cinsiyetle ilgili imalarını ortadan kaldırmak (örneğin, erkek, kadın).
- Cinsiyetini gidermek.
- Cinsiyetini ortadan kaldırmak.
- Cinsiyeti nötr yapmak.
- Cinsiyete ilişkin gereksiz göndermeleri veya belirli bir cinsiyete karşı ön yargıları ortadan kaldırmak.
Degender ingilizcede ne demek, Degender nerede nasıl kullanılır?
Degenderise : Cinsiyetini giderme. Cinsiyete ilişkin gereksiz göndermeleri veya belirli bir cinsiyete karşı ön yargıları ortadan kaldırma (ayrıca degenderize). İnsanların cinsiyetle ilgili imalarını ortadan kaldırma (örneğin, erkek, kadın). Cinsiyeti nötr yapma. Cinsiyetini ortadan kaldırma.
Degenderize : Cinsiyeti nötr yapma. Cinsiyetini ortadan kaldırma. Cinsiyete ilişkin gereksiz göndermeleri veya belirli bir cinsiyete karşı ön yargıları ortadan kaldırma (ayrıca degenderise). Cinsiyetini giderme. İnsanların cinsiyetle ilgili imalarını ortadan kaldırma (örneğin, erkek, kadın).
Degeneracies : Soysuzluk. Soysuzlaşma. Yozlaşma. Yozluk. Çakışıklık. Bozulma. Eşenerjilik. Dejenere olma.
Degeneracy : Bozulma. Yozluk. Bir erke düzeyine, birbirinden ayrı birden çok dalga izlevinin karşılık olması. elektronların çekirdek çevresinden sıyrılmaları ve temel parçacıkların çok sıkışık olarak, eşit ve düşük erke durumlarında bulunması. Çakışıklık. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yozlaşma. Dejenere olma. Eş erke düzeyinde birkaç nicem durusu bulunması olayı. Soysuzluk. Eşenerjilik.
Degenerate : Yoz. Aşağılaşmak. Düşmek. Dejenere. Soysuzlaşmak. Soyu bozulmak. Yozlaşmış. Soysuzlaştırmak. Dönüşmek.
Degenerate states : Yoz haller. Aynı enerji düzeyindeki hareketin farklı durumları. Bir erke düzeyine yerleşen değişik eksicik dolanca durumları. Dejenere haller.
Degenerate cow : Ne laktasyonda ne de gebe olan, sadece et üretimi için beslenen inek. Yoz inek.
Degenerated organ : Solmuş veya bozulmuş organ. Çürümüş organ.
Degenerate modes : Yoz kipler.
Degenerately : Layık olmayan bir biçimde. Soysuzlaşmış olarak. Çürümüş bir şekilde. Yozlaşmış bir şekilde. Dejenere bir şekilde. Soysuzlaşmış bir şekilde. Ahlaksızca. Yozlaşmış olarak. Dejenere olmuş vaziyette.
İngilizce Degender Türkçe anlamı, Degender eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Degender ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Reminder : Anımsatma. Andıç. Anmalık. Hatırlatıcı mektup. Anımsatıcı. Hatıra. Hatırlatma. Andaç. Uyarı.
Preserver : Koruyucu. Koruyucu madde. Korucu (av). Konserve yapan kimse.
Protector : Muhafaza edici. Gözetici. Mevla. Sahip. Koruyucu. Hami. İltimasçı. Kral vekili. Dayı. Veli.
Make : Zorlamak. Hesap etmek. Düdüklemek. Verim. Biçim. Erişmek. Marka. Çeşit. Kazanç. Yaratmak.
Escort : Refakatçi. Refakat etmek. Kavalye. Eşlik etmek. Eşlik eden (koruma veya gözetim için). Eşlik etmek (korumak veya gözetmek amacıyla). Muhafız. Kavalyelik etmek. Koruma. Eşlik etme.
Fighter : Savaşımcı. Dövüşçü. Cidalci. Kavgacı. Avcı uçağı. Mücadeleci kimse. Mücahit. Savaş uçağı. Alperen. Boksör.
Hero : Er. Bahadır. Alp. Kahramanbaş karakter. Kahraman. Oyunun baş kişisi bk. protagonist. Cengaver. Yiğit. Batur.
Paladin : Şövalye. Şovalye. Şampiyon. Şarlman'ın maiyetindeki asilzadelerden biri. Kahraman.
Breed : Yavrulamak. Büyütmek. Tür. Sebep olmak. Soy. Doğurmak. Irk. Nesil. Çiftleşmek. Damızlık olarak beslemek.
Monitor : Işınım ölçme ve uyarıda bulunma işevlerini birlikte gerçekleştiren düzenek, monitör. Bilgisayar, fizik, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işınuyarı aygıtı. Görüntü birimi. Gözlemek. Işınım yeğinlik düzeyini algılayıp ölçen aygıt. ses dalgası iletiminde, iletimi bozmadan ve kesmeden niteliğini denetleyen düzenek. Bir televizyon yayınında görüntü ile sesin niteliğini izlemek, görüntü seçimini gerçekleştirmek, görüntüyü yayına vermek gibi işlerde kullanılan yüksek nitelikli almaç. (denetliğin yapısı ile görevi, almacın aynıdır. ikisi de televizyon imlerini resme çevirir. ancak alıcı ile almaç arasındaki bağlantı, vericiyle sağlandığı halde, denetlik bu imleri doğrudan doğruya alıcıdan bir kablo yardımıyla alır. ayrıca görüntüyle ilgili ses almaca resimle birlikte verildiği halde, denetliğe verilmez; ses için ayrı bir denetlik kullanılır. kullanıldıkları yerlere göre başlıca şu denetlikler vardır: görüntü denetliği, ses denetliği, işlik denetliği, ana denetlik, yönetim denetliği). İzlemek. Işınım monitörü. Gözcü.
Degender synonyms : peace officer, chaperon, do, cause, guardian, fire fighter, spawn, bodyguard, keeper, foster parent, shielder, admonisher, watchdog, lawman, guard, fire eater, chaperone, steward, fireman, custodian, law officer, champion, tribune, firefighter, peacekeeper, patron saint.
Degender ingilizce tanımı, definition of Degender
Degender kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To degenerate.

Bu kısımda Degender kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Degender ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Degender anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Degender ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.