Dehydrated türkçesi Dehydrated nedir

  • Suyu alınmış.
  • Kurutulmuş.
  • Kurumuş.
  • Sudan arınmış.
  • Dehidrate.
  • Susuz.
  • Suyu çıkarılmış.

Dehydrated ile ilgili cümleler

English: I was dehydrated.
Turkish: Ben susuzdum.

English: Babies can become dehydrated from a high fever, so I was told that it would be better to send him to the hospital.
Turkish: Bebekler yüksek ateşten dolayı su kaybedebilirler, bu yüzden bana onu hastaneye göndermenin daha iyi olacağı söylendi.

English: Ali's dehydrated.
Turkish: Ali susuz.

English: I'm dehydrated.
Turkish: Ben susuzum.

Dehydrated ingilizcede ne demek, Dehydrated nerede nasıl kullanılır?

Dehydrated food : Suyu çıkarılmış gıda.

Dehydrated foods : Suyu alınmış gıda maddeleri.

Quickly dehydrated blood flour : Çabuk kurutulmuş kan unu. Kıl, mide içeriği, idrar benzeri yabancı maddeden temiz, taze hayvan kanından elde edilen, suyun büyük bir kısmı genellikle bir mekanik su ayırma işlemiyle veya yarı-katı duruma kadar pişirip yoğunlaştırılmasıyla uzaklaştırılan yarı-katı kan kütlesi, daha sonra çabuk kurutma sisteminde çabucak uzaklaştırılan lizinin biyolojik etkinliği en az % 80 olması gereken bir ürün.

Dehydrate : Besinlerdeki veya bir kimyasal bileşiğin yapısındaki suyu veya nemi çıkararak kurutmak, susuz duruma getirmek. Dehidre etmek. Kurutmak. Suyunu çıkarmak. Suyunu almak. Dehidrate etmek. Suyunu gidermek. Su kaybetmek.

 

Dehydrates : Suyunu çıkarmak. Kurutmak. Suyunu almak. Dehidrate etmek. Su kaybetmek. Suyunu gidermek.

Isotonic dehydratation : Organizmanın eşit oranlarda elekrolit ve su kaybetmesi sonucu oluşan dehidrasyon. İzotonik dehidratasyon.

Dehydrating agent : Su gideren veya alan ajan. Suçeker. Su çeker. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kurutma maddesi. Dokuların histolojik olarak işlenmesi veya boyanmaları sırasında, dokulardaki fazla suyun giderilmesi amacıyla kullanılan, etanol, butanol ve izopropanol gibi maddelerin ortak adı. Özdeklerin yapısındaki fiziksel ya da kimyasal bağlı suyu alabilme özelliği gösteren bileşik.

Dehydration : Susuzlaştırma. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Su giderme. Bileşikteki ya da örüt yapısındaki suyu çekme, alma. Vücuttan aşırı sıvı kaybedilmesi durumu. içme suyunun azlığı, su içmeyi engelleyen hastalık halleri, şiddetli akut ishaller, yeni doğanların salgın akut ishalleri, aşırı kusma, şeker hastalığında olduğu gibi çok işeme hali, dehidratasyon, hipohidrasyon. aşırı terleme, aşırı kan kaybı ve kimi böbrek hastalıkları gibi nedenlerden kaynaklanır. bir doku, organ, madde veya molekülden suyun uzaklaştırılması. Dehidrasyon. Su kaybı, bir maddenin suyunu kaybetmesi. vücudun aşırı su kaybetmesi sonucu oluşan durum. Suyunu giderme. Bir doku, organ ya da maddeden suyun çıkarılması, uzaklaştırılması. Histolojide dokuların yıkamadan sonra suyunu gidermek amacıyla düşük dereceli alkollerden geçirilmesi. parafin ve selloidin gibi maddelerle işlem yapılacak preparatlar sırasıyla % 50, % 60, % 70, % 80, % 90, % 96 ve saf alkollerde tutulurlar.

 

Dehydratase : Organik bileşiklerden su ayrılmasını katalize eden liyaz sınıfından bir enzim. Dehidrataz.

Hypotonic dehydratation : Hipotonik dehidratasyon. Organizmanın sudan daha çok elektrolit kaybetmesiyle oluşan dehidrasyon.

İngilizce Dehydrated Türkçe anlamı, Dehydrated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dehydrated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Zapped : Yüzlemek. Çok yorulmuş. Enerji. Zaplamak. Hücum etmek. Zap yapmak. Öldürmek. Yorgun düşmüş. Güç.

Withered : Solmuş. Bozulmuş. Kuru. Kalmamış. Pörsük.

Kippered : Tuzlanıp tütsülenmiş balık. Tuzlanmış kurutulmuş ve tütsülenmiş (balık hakkında).

Fatigued : Yorgun. Yorulmuş. Tükenmiş. Zayıf düşmüş. Bıkkın. Bitkin düşmüş.

Ammonias : Amonya. Nişadırruhu. Amonyak. Nışadır ruhu.

Wizened : Kartlaşmış. Buruşmuş. Pörsük. Kavruk. Buruşuk. Kırışmış. Pörsümüş. Kart.

Cured : Turşu yapılmış (yiyecek ile ilgili). İyileştirilmiş. Başarılı bir şekilde tedavi edilmiş. (tıp veya medikal terimi) iyileşmiş. Islah idilmiş. Tedavi edilmiş. Tütsülenmiş. Konserve yapılmış. Muhafaza edilmiş.

Thirstiest : Susatam. Susamış. Kurak. En susuz. İstekli.

Drouthy : Kurak. Kavrulmuş. Çorak.

Neat : Zevkli. Temiz. Temiz giyimli. Toplu. Zarif. Muntazam. İntizamlı. Zeki. Sade.

Dehydrated synonyms : weazened, unhealthy, seared, ammonia, neatest, casehardened, wizens, sear, exsiccation, dried up, preserved, desiccated, drained, seasoned, dried, wizen, weazen, anhydride, droughty, anhydrite, athirst, juiced, neater, anhydrous, dry.

Dehydrated zıt anlamlı kelimeler, Dehydrated kelime anlamı

Fresh : Körpelik. Taravet. Giyilmemiş. Zinde. Taze. Hayat dolu. Acemi. Dinç. Canlı. Yeni olmuş.

Healthy : Yararlı. Sağlıklı. Büyük. Sağlığa yarar. Önemli. Demir gibi. Sıhhatli. Esen. Sağlığa yararlı. Kuvvetli.