Delayer türkçesi Delayer nedir
Delayer ingilizcede ne demek, Delayer nerede nasıl kullanılır?
Delayers : Mani. Geciktiren şey ya da kişi. Aylak aylak davranan. Erteleyen. Geciktiren. Engel. Ayak bağı.
Delayed : Geciktirmeli. Tehir edilmiş. Tecilli. Geç. Gecikme. Tehirli. Gecikmiş. Tecil edilmiş. Gecikmeli. Oyalama.
Delayed action : Ertelenen eylem. Gecikmeli hareket. Gecikmiş etki. Tavikli. Geciktirmeli hareket. Oyalama harekatı.
Delayed action bomb : İsabetten bir süre sonra patlayan bomba. Gecikmeli bomba. Geciktirmeli bomba. Tavikli bomba.
Delayed action fuse : Gecikmeli kapsül. Gecikmeli kapçık.
Delayed detanator : Gecikmeli kapçık.
Delayed judgement : Gecikmiş yargılama. Geciken yargılama. Daha sonraki bir tarihe ertelenen yargılama. Ertelenmiş yargılama.
Delayed destruct : Gecikmiş patlama. Çarpışmayla birlikte gerçekleşmeyen patlama.
Delayed fission neutrons : Yaşlı ılıncıklar. Çekirdek bölünümü sırasında, ölçülebilir bir süre geçtikten sonra salınımlanan ılıncıklar. Yaşlı nötronlar. Gecikmiş fizyon nötronları.
Delayed blasting : Gecikmeli patlatma. Gecikmeli patlama.
İngilizce Delayer Türkçe anlamı, Delayer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Delayer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Disqualification : Diskalifiye. Oyun dışı bırakma. Yetkisizlik. Ehliyetini elinden alma. Barodan men. Yetkisini elinden alma (ceza olarak). Ehliyetsizlik. Diskalifiye etmek. Yetkisini alma.
Hindrances : Handikaplar. Engelleme. Önleme.
Deadweight : Yüksüz demiryolu aracı ağırlığı. Bir taşıt aracının veya geminin yüksüz durumdaki ağırlığı. Ölü ağırlık. Köstek. Ağır yük. Gemini ağırlık yönünden kaldırma kapasitesi. Net ağırlık. Ölü yük. Yük (olan kişi veya şey).
Disqualifications : Salahiyetsizlik. Barodan men. Ehliyetsizlik. Diskalifiye etmek. Yetkisiz kılma. Yetkisini alma. Diskalifiye. Yetkisini elinden alma (ceza olarak).
Somebody : Önemli kimse. Kimisi. Önemli birisi. Bazısı. Birisi. Bir kimse. Biri. Şahsiyet. Kimse.
Barrages : Engelleme ateşi. Yaylım ateşi. Nehir barajı. Baraj. Set. Yağmur. Yoğun yaylım ateşi. Soru yağmuruna tutmak. Bent.
Someone : Bir kimse. Önemli kimse. Birisi. Kimse. Şahsiyet. Biri.
Impediments : Kekemelik. Geciktirme. Pelteklik. Engeller.
Ditties : Kısa türkü okumak. Küçük şarkı. Kısa ve basit şarkı.
Incumbrance : Ağırlık. Bir mülk üzerinde alacak iddiası veya haciz (hukuk terimi). Destek için başkasına bağımlı olan (özellikle de bir çocuk). Yük. Taahhüt. Güçlük. Yükümlülük. Borç.
Delayer synonyms : cunctator, temporiser, person, crimp, filibuster, disincentive, barrier, shelvers, shelver, baulking, postponer, barraged, filibusterer, baulks, ball and chain, temporizer, barricade, trammels, deters, contretemps, stumbling block, complication, mortal, impediment, determent, crimps, ditty, trammeling, countercheck, hindrance, disincentives, barricades, procrastinator.
Delayer ingilizce tanımı, definition of Delayer
Delayer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who delays. One who lingers.

Bu kısımda Delayer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Delayer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Delayer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Delayer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.