Deluding türkçesi Deluding nedir

Deluding ile ilgili cümleler

English: We're deluding ourselves.
Turkish: Kendimizi yanıltıyoruz.

English: Oh! I'm not deluding myself!
Turkish: Hay! Kendimi aldatmıyorum.

English: Ali is deluding himself.
Turkish: Ali kendini yanıltıyor.

English: You're deluding yourself.
Turkish: Sen kendini kandırıyorsun.

English: Stop deluding yourself.
Turkish: Kendini avutmayı bırak.

Deluding ingilizcede ne demek, Deluding nerede nasıl kullanılır?

Deludingly : Yanlış yönlendirerek. Kandırarak. Aldatarak. Ayartarak. Sahtekarca. Yanıltarak. Aldatıcı bir şekilde.

Self deludingly : Hayali bir güven hissi ile. Kendini kandırarak. Kendini yanlış yönlendirerek.

Delude : Gözünü boyamak. İğfal etmek. Yanıltmak. Aldatmak. Avutmak. Göz boyamak. Ayartmak. Kandırmak.

Deluded : Kandırmak. Aldatmak. Avutmak. Aldatılmış. Ayartmak. Kandırılmış.

Deluded himself : Kendini yanılttı. Kendini kandırdı. Kendini yanlış yönlendirdi. Kendini avuttu.

Deluder : Kandıran kimse. Aldatan kimse. Sahtekar. Aldatıcı.

Delusion : Kuruntu. Hulya. Saplantı. Kandırma. Yanılgı. Hayal. Aldanma. Vesvese. İşkil. Oyun.

Deludes : İğfal etmek. Göz boyamak. Kandırmak. Yanıltmak. Ayartmak. Aldatmak. Avutmak. Gözünü boyamak.

 

Delubrum : (antik roma'da) tapınak. Mihrap. Mabet.

Deluges : Büyük sel. Yağmuruna tutmak. Suya boğmak. Sel. Su basmak. Sel basmak. Yağmur. Şiddetli yağmur. Akın. Su baskını.

İngilizce Deluding Türkçe anlamı, Deluding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deluding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cozenage : Sahtekarlık. Dolandırıcılık. Hile.

Determinative : Belirleyen. Belirleyen şey. Belirtme sıfatı. Belirleyici şey. Sınırlandıran. Tamlayan. Belirleyici. Sınırlandıran şey. Belirten. Belirten öğe.

Highbinder : Dümenci. Dolandırıcı. Haydut. Kazıkçı. Çinli bir organize suç örgütü üyesi.

Circumventions : Hile. Atlatma. Desise. Sahtekarlık. Hilecilik. Tuzağa düşürme. Önleme. Atlatıp kurtulma. Kanunun boşluklarından yararlanma.

Bilk : Ödememek. Borç takmak. Dubara. Dolandırmak. Dolandırıcı. Hile.

Dupers : Gırgırcı. Kandıran kimse. Hile yapan. Hilekar. Dümenci. Aldatan kişi.

Beguilements : İkna etme. Cezp etme. Kandırma. Baştan çıkarma. Ayartma.

Beguilers : İkna eden. Baştan çıkaran. Ayartan. Kandıran. Cezp eden.

Allures : Aklını başından almak. Aklını çelmek. Büyülemek. Cezbetmek. Aklını başından almak (argo terim). Albeni. Çekmek. Çekici. Baştan çıkarmak.

Chicanery : Şike. Hile. Dalavere. Hilekarlık. Safsata. Düzen.

Deluding synonyms : male horse, corrupts, condoling, deceiving, cheer up, determinant, double handed, condoled, comforted, allude, bad faith, argued, betrays, beguiles, delude, deceptive, deceit, beguiling, baited, cheating, argues, beguiler, bribe, gipper, blear the eyes, debauching, bilking, gippers, cheered, bait, amuses, consoled, deceits.

 

Deluding zıt anlamlı kelimeler, Deluding kelime anlamı

Indecisive : Kesin bir sonuca bağlanmayan. Belirsiz. İkircikli. Kararsız. Kesin olmayan. Mütereddit. Ortada. Şüpheli. Tereddüt. Karara bağlanamayan.

Activation : Devreye girme. Etkilenim. Canlandırma. Görevlendirme. Harekete geçirme. Uygulama. Bir öğecik çekirdeğinin, uygun bir ışınımla dövülerek ışımetkin duruma getirilmesi. Etkinleştirme. Etkinleşme.