Delusiveness türkçesi Delusiveness nedir

Delusiveness ingilizcede ne demek, Delusiveness nerede nasıl kullanılır?

Delusive : Asılsız. Hayali. Yanıltıcı. Gerçek dışı. Aldatıcı.

Delusively : Yanlış yönlendiren bir şekilde. Yanıltan bir şekilde. Asılsız olarak. Kandırarak. Aldatıcı bir şekilde. Hayali bir şekilde.

İngilizce Delusiveness Türkçe anlamı, Delusiveness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Delusiveness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vaporousness : Buharlılık. Buharlı olma durumu. Gazlılık. Gazlı olma durumu.

Resoluteness : Metanet. Sebat. Azimlilik. Kararlılık. Azim. Cesurluk.

Lonesomeness : Yalnızlık çekme. Yalnızlık. Üzüntü. Arkadaşlık eksikliği. Yalnızlık sıkıntısı.

Slickness : Kayganlık. Parlaklık. Pürüzsüzlük. Kurnazlık. Düzgünlük. Kaypaklık. Alavere dalavere.

Insubstantiality : Dayanıksızlık. Maddesizlik. Çürüklük. Katı olmama durumu. Maddesiz olma durumu.

Sneakiness : Hilekarlık. Sinsilik. İçten pazarlılık. Gizlilik.

Hollowness : Çukurluk. Oyukluk. Çöküklük. Sahtelik. Boğukluk. Açlık. Kofluk. Boşluk.

Deviousness : Eğrilik. Sapmışlık. Dolambaçlılık. Dürüst olmama. Çapraşıklık.

 

Resolve : Karar vermek. Tasarlamak. Azim. Erimek. Dönüşmek. Niyet. Karar. Oy ile -e karar vermek. Çözmek. Tahlil etmek.

Seclusion : Bir köşeye çekilip yaşama. Toplumdan uzak yaşama. Uzlet. Tenhalık. Halvet. Kapanma (bir yere). Seklüzyon. İnzivaya çekilme. Gözlerden uzak yer. İnziva.

Delusiveness synonyms : firmness of purpose, trickiness, falsehood, decision, immateriality, privateness, deceptiveness, resolution, untruth, spectralness, firmness, untruths, baselessness, mendaciousness, aloneness, illusiveness, falsehoods, solitariness, loneliness, fictitiousness, unsubstantiality, footlessness, speciousness, immaterialities, untruthfulness, privacy.

Delusiveness zıt anlamlı kelimeler, Delusiveness kelime anlamı

Irresoluteness : İrade yitimi. İradesizlik. Kararsızlık. Tereddütlü olma.

Indecisiveness : Kararsız olma durumu. Kararsızlık. İradesizlik. Kesin olmama. Çekinme. İrade göstermeme durumu. Sonuçsuzluk. Duraksama. Bir yanıtlayıcının belli bir konuda tutum, kanı ya da görüş belirtmede güçlük çekmesi. Tereddüt etme.

Indecision : Tereddüd. Tereddüt. Çekimserlik. Kararsızlık. Bir yanıtlayıcının belli bir konuda olumlu ya da olumsuz bir tutumunun bulunmaması ya da bir tutum belirtmemesi. Duraksama.

Delusiveness antonyms : inconclusiveness, inconclusive, conclusive.