Demonstrations türkçesi Demonstrations nedir

Demonstrations ile ilgili cümleler

English: They promised to stop their demonstrations.
Turkish: Onlar gösterilerini durdurmaya söz verdi.

English: There were demonstrations against the government by Japanese university students in the 1960's.
Turkish: 1960'larda Japon üniversite öğrencileri tarafından hükümete karşı yapılan gösteriler vardı.

English: He probably meant that people only go to demonstrations to show themselves and not to protest.
Turkish: Muhtemelen insanların gösterilere protesto etmek için değil, sadece kendilerini göstermek için gittiklerini demek istiyor.

English: He probably meant that people go to demonstrations just to show up instead of actually protesting.
Turkish: O, muhtemelen insanların gerçekten protesto yapmak yerine sadece boy göstermek için gösterilere gittiklerini kastediyordu.

Demonstrations ingilizcede ne demek, Demonstrations nerede nasıl kullanılır?

Interactive product demonstrations : Etkileşimli ürün tanıtımları.

Demonstration effect : Tüketicilerin gelirlerinde bir artış olmamasına karşın, sosyal konumunu olduğundan daha yüksek göstermek amacıyla, fiyatı daha yüksek ve markalı malları satın almalarını ifade eden james s. duesenberry tarafından geliştirilen kavram. Gösteriş için tüketim. Gösteriş etkisi. Özendirici etki. Özendirme etkisi.

 

Demonstration farm : Örnek çiftlik. Demonstrasyon çiftliği.

Demonstration interview : Gösteri görüşmesi. Görüşmeci takımının kullanıldığı alan araştırmalarında, görüşmeciler arasında uygulama birliğini sağlamak amacıyla yapılan örnek görüşme.

Demonstration lesson : Örnek ders. Ya bir öğretmen okulu öğrencisi, ya bir usta öğretmen ya da bir denetmen tarafından meslek yönünden yetişmeye, bilgi alış verişine ve bilimsel tartışmaya olanak hazırlamak için bir uygulama sınıfında ve öğretmen adayları ya da tecrübeli öğretmenler karşısında verilen ders.

Demonstrational : Gösterinin veya gösteri ile ilgili. Sergilemenin veya sergilemeyle ilgili.

Counter demonstration : Başka bir halk protestosunun görüşlerini veya hareketlerini protesto etmek için yapılan halk protestosu. Karşı gösteri. Muhalif gösteri.

Stage a demonstration : Eylem düzenlemek. Gösteri düzenlemek.

Mass demonstration : Toplu gösteri.

Make a demonstration : Gösteriş yapmak.

İngilizce Demonstrations Türkçe anlamı, Demonstrations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Demonstrations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Probations : Göz hapsinde tutma. Deneme süresi. Gözaltı. Staj. Deneme. Meşruten tahliye. Şartlı tahliye. Tecrübe. Gözaltında tutma koşuluyla salıverme.

Exhibitions : Sergileme. Burs (ingiliz ingilizcesi). Sergi. İbraz etme. Sunma. Teşhir etme. Sergiler. Teşhir.

Gigs : İş. Kısa süreli iş. Tüylendirmek. Konser. Flika. Zıpkın ile balık yakalamak. Sahneye çıkma. Zıpkın. Çalgı.

 

Attestations : Tanıklık. Kanıt olma. Yemin. Şahadet. Tasdik. Onay. Onaylama. Doğruluk beyanı.

Preferments : Terfi. Sunma. Yükselme. Tayin. Atama.

Indicating : Çıtlatmak. Belirtme. Göstermek. Bildirmek. İşaret etmek. Belirtmek. Gerektirmek.

Entertainment : Eğlenme. Seyirciyi oyalamak, avutmak, ona hoşça vakit geçirmesini sağlamaktan başka ereği olmayan oyun türü. Toplantı. Eğlendirmeyi amaçlayan, seyirciyi oyalamak, ona hoşça vakit geçirmesini sağlamaktan başka bir ereği olmayan gösteri. Misafir etme. Alem. Davet. Eğlence. Eğlendirici gösteri.

Arguments : İddia. Delil. Parametreler. İşlenen konu. Görüş. Savunma. Konu. Münakaşa. Tartışma.

Submissions : Öneri. Boyun eğme. Tevazu. Sunulan şey. İddia. Bildirme. Görüş. Teklif. Teslim olma.

Display : Göz önüne sermek. Gözler önüne sermek. Görüntü. Ekran. Sergi. Göstermek. Gösteriş yapmak.

Demonstrations synonyms : protest march, lecture demonstration, substantiation, offer, probation, show, arrayal, cases, evidence, diagnosis, evidences, presentation, attestation, substantiations, bouts, counterdemonstration, justification, support document, exhibiting, averment, exposure, proof, proving, work in, terrenes, evincing, entertainments, bout, dissent, indication, performance, breadths, vindications.