Arz nedir, Arz ne demek

Arz; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Arz" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Büzülüp kaldığım köşede sabahın bir an evvel olmasını, güneşin bir saat evvel arza inmesini bekliyorum." - E. İ. Benice

İktisat alanındaki kelime anlamı:

[Bakınız: sunum]

Arz tanımı, anlamı:

Arz etmek : Göstermek. sunmak. saygı ile bildirmek.

Arzıendam : "Boy göstermek, ortaya çıkmak, görünmek" anlamlarındaki arzıendam etmek, arzıendam eylemek birleşik fiillerinde geçen bir söz.

Arz odası : Padişahın elçileri veya yabancı ülkelerin temsilcilerini kabul ettiği oda. Yüksek mevkide olan insanların halkla görüştüğü oda.

Arz talep : Üreticinin piyasaya mal çıkarması ve tüketicinin piyasadan mal çekmesi olayları, sunu ve istem.

Arzuhal : Dilekçe.

Para arzı : Bir ülkede dolaşımdaki para hacmi.

Arz cazibesi : Yer çekimi.

Arz dairesi : Enlem dairesi.

Arz derecesi : Enlem.

Sunma : Sunmak işi.

Mal : Büyükbaş hayvan. Alınıp satılabilen her türlü ticaret eşyası, emtia. Bir kimsenin, bir tüzel kişinin mülkiyeti altında bulunan, taşınır veya taşınmaz varlıkların bütünü. Esrar. Orospu. Bayağı, aşağılık, kötü kimse.

Sunu : Sunulan şey. Ön söz, takdim. Arz.

 

Yüksek : Normal değerlerin üstünde olan. Erdemli, faziletli. Etkili. Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Derece veya makamı bakımından üstün. Güçlü, şiddetli. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan.

Bir : Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Tek. Sayıların ilki. Ancak, yalnız. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Beraber. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bir kez. Sadece. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan.

Anlatma : Anlatmak işi, ifham, ilam, tefhim.

Bildirme : Bildirmek işi, beyan, tebliğ.

En : Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime. Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı.

Genişlik : Geniş olma durumu. En, boy karşıtı.

Yer : Görev, makam. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Ülke. Yerküre. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Durum, konum. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Önem. Durum, konum, vaziyet. Gezinilen, ayakla basılan taban.

Yeryüzü : Dünya. Yer kabuğu.

Arz fonksiyonu : [Bakınız: sunum fonksiyonu]

Arz ile ilgili Cümleler

  • Fiyatlar arz ve talebe bağlıdır.
  • Onun şirketi halka arz hisse sattığında Mustafa milyarder oldu.
  • Sadece bir mağaza bu kitabı satışa arz ediyor.
  • Savaşı kazanıp kazanmamamız çok önem arz edecek.
 

Diğer dillerde Arz anlamı nedir?

İngilizce'de Arz ne demek? : [Île d'Arz] n. presentation, demonstration; submission, offer, supply, preferment

Fransızca'da Arz : offre [la]

Almanca'da Arz : Breite , Erde; Landstrich , Darlegen, Ausdruck; Vorlegung, Unterbreitung; Angebot, Offerte

Rusça'da Arz : n. предложение (N), широта (F)