Densification türkçesi Densification nedir

  • Bir şeyin yoğunluğunda artma.
  • Sıklaştırma.
  • Sıkılaştırma.
  • Bir biyokütlenin küçük toplar şeklinde sıkıştırıldığı mekanik işlem.
  • Teksif.
  • Yoğunlaştırma.
  • Yoğunlaştırım.

İngilizce Densification Türkçe anlamı, Densification eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Densification ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Condensations : Koyulaştırma. Koyulaşma. Buğulaşma. Yoğuşma. Yoğuşturma. Kısaltma. Yığma. Özet. Sıvılaşma.

Saturating : Sırılsıklam etmek. Gına getirmek. Emdirmek. Doygun hale getirme. Emdirme. Doyurma. Doyurmak. Doyurucu. Bıktırma.

Compression : Kompresyon. Basma. Bastırma. Kompresyon basınç ölçümü. Bilgisayar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kısaltma. Sıkıştırma; bir oluşum üzerine onu sıkıştıracak biçimde dışarıdan baskı yapma. sıkışma; dışarıdan baskı sonucu sıkışma; tazyik altında kalma. Basınçlandırma. Basınç. Sıkıştırma.

Concretion : Betonlaşma. Kireçtaşı yumrusu. Karst bölgelerinde, karbon dioksitli suların yüzeyde ya da mağaralar içinde türlü biçimler altında oluşturdukları kireçli tortulaşma. Dondurulmuş cisim. Katılaştırma. Şiş. Taş. Birleşme. Katılaşmış madde.

Concentration : Nüfusun ve ekonomik etkinliklerin belli yerleşim yerlerinde ya da kent özeklerinde toplanması süreci. Derişiklik. Çözünen madde miktarının çözen madde miktarına oranı. Radyoaktif artıkların buharlaştırma, çöktürme ve külleştirme işlemleriyle, hacimce küçültülmesi. Bir çözücüdeki çözünen madde miktarını belirtmede kullanılan bir terim. yoğunluk. Yoğunluğun ya da bolluğun artması. Derişme. Fizik, kimya, uzay, iktisat, nükleer enerji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Toplanım. Yığışım.

 

Thickening : Koyulaştırma. Koyulaşma. Kıvamlaştırma. Kalınlaştırma. Şişlik. Kalınlaşma. Yoğunlaşma. Katılaşmış yer. Yoğunlama.

Firming : Canlanmak (piyasa). Sağlamlaştırmak. Gevrekleştirme. Pekişmek. Sertleştirme. Toprağı sıkıştırmak. Yükselmeye başlamak. Sıkıştırma. Sıkılaştırıcı.

Condensation : İklim bakımından önemli fiziksel bir olay olarak, su buğusunun sıvı duruma geçmesi; buğulaşmanın tersi. Kümeleme. Yoğuşturma. Özdeklerin uçun halinden sıvı hale dönüşmesi. Buğu. Sıvılaşma. Yoğuşum. Yoğuşma. Buğulaşma. Yoğunlaşma.

Intensification : Yeğinleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yeğinleşim. İyi bir görüntü veremeyecek kadar zayıf olan bir filmin, kimyasal işlemlerle yoğunluğunun artırılması. Şiddetlendirme. Kuvvetlendirme. Kuvvetlenme. Koyulaştırma.

Consolidation : Bütünleşme. Borçları birleştirme. Güçlendirme. Berkitme. Birleşme. Sağlamlaştırma. Birleşim. Yerel yönetimlerin, özeksel yönetime, ona bağlı çeşitli kuruluşlara olan süresi dolmuş borçlarının uzunca bir süre için ertelenerek devletçe güvenceye bağlanması. bk. erteleyim. İktisat, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Farklı hesapların birleştirilerek tek bir hesap haline getirilmesi.

Densification synonyms : compaction, condensing, intensifications.