Deprival türkçesi Deprival nedir

Deprival ingilizcede ne demek, Deprival nerede nasıl kullanılır?

Deprivals : Mahrum etme. Yoksunluk. Mahrumiyet.

Deprivation : Azletme. İhtiyaç. Yoksunluk. Mahrum bırakma. Mahrumiyet. Kayıp. Mahrum etme.

Deprivation of freedom : Hürriyetini reddetme. Özgürlükten mahrum bırakma.

Deprivation of license : Lisans mahrumiyeti. Lisansını reddetme. Hareket etme yetkisini elinden alma. Lisans reddi.

Deprivation of rights : Haklar mahrumiyeti. Yasal ayrıcalıklardan mahrum etme. Hak mahrumiyeti.

Deprive oneself : Kendinden ödün vermek.

Maternal deprivation : Ana yoksunluğu.

Deprivations : Mahrum etme. Mahrumiyet. Kayıp. Mahrum bırakma. Yoksunluk. Azletme. İhtiyaç.

Sleep deprivation : Uyku eksikliği. Uyku deprivasyonu. Uykusunu alamama. Uyku yoksunluğu.

Maternel deprivation : Anasızlık. Çocuğun hiç anne bilmemesi, bebeklik yıllarında aylarca anneden uzak kalması ya da annesinin yerini bir başka kadının aldığını görmesi durumları.

İngilizce Deprival Türkçe anlamı, Deprival eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deprival ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impoverish : Yoksullaştırmak. Zayıflatmak. Güçsüzleştirmek. Kuvvetini kesmek. Fakirleştirmek. Verimsizleştirmek.

 

Defraudation : Dolandırıcılık. Yolsuzluk. Hile. Dolandırma. Aldatma. Hakkını yeme. Hilekarlık.

Divestment : Bir firmanın finansal veya sosyal hedefleri doğrultusunda bir ya da daha fazla etkinlik biriminin kapatılması ya da varlıklarının bir kısmının satılması. Geri çekerek yatırım yapma. Soyulma. Tecrit. Elinden alma. Elden çıkarma. Tasfiye. Soyma.

Depriving : Alıkoyma. Ayrımcılık yapma. Elinden alma. Kısıtlama. Ayırma.

Deficiency : Biyoloji, hukuk, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sakatlık. Noksanlık. Açık. Eksiklik. Eksiklik, noksanlık. Eksilme. Noksan. Eksik.

Divest : Verilen hakkı geri almak. Kurtulmak. Soymak. Yoksun bırakmak. Görevden almak. Mahrum etmek. Elden çıkarmak. Çıkarmak.

Dispossess : Evinden çıkarmak. Kapmak (top). Elinden almak. Tahliye etmek. Kamulaştırmak. Malına el koymak. Mal ve mülküne el koymak. Mahrum etmek. Kiracıyı evden çıkarmak. Yoksun bırakmak.

Disarm : Yumuşatmak. Silahsızlanmak. Silahını almak. Zararsız hale getirmek. Silahsızlandırmak. Silahı bırakmak. Silahsız bırakmak. Zararsız duruma getirmek. Şüphesini gidermek. Yatıştırmak.

Disenfranchise : Mahrum etmek. Oy hakkını kullandırtmamak. Haklarından mahrum etmek.

Nakedness : Çıplaklık. Yalınlık. Çaresizlik. Savunmasızlık.

Deprival synonyms : bereave, unarm, unclothe, starve, divestiture, disfranchise, destituteness, strip, orphan, expropriate, deprives, keep back, tongue tie, deficiencies, destitute, withhold, ablactate, disanimation, privations, divestitures, destitution, take, disinherit, clean out, exiguity, wean, bereavement, deprivation, privation, lack of, exiguities, famish, unsex.

 

Deprival zıt anlamlı kelimeler, Deprival kelime anlamı

Feed : Otlamak. Yedirmek. Bir sürece gönderilen ham özdek. Yemek yedirmek. Yiyecek vermek. Besin. Yemek vermek. Gereksinimlerini sağlamak. Bilgisayar, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Geçindirmek.

Enrich : Yüceltmek. Zengin etmek. Süslemek. Değerini artırmak. Değer katmak. Zenginlik katmak. Güçlendirmek. Gübrelemek. Zenginleştirmek. Koyulaştırmak.

Bequeath : Bırakmak. Vasiyet. Miras bırakmak. Vasiyet etmek. Miras olarak bırakmak. Vasiyetle bırakmak.

Deprival antonyms : enfranchise, give.