Depth of degradation türkçesi Depth of degradation nedir

Depth of degradation ingilizcede ne demek, Depth of degradation nerede nasıl kullanılır?

Depth : Dip. Derinlik. Yoğunluk. Bolluk. Bir gözlemcinin gözlemlerinde ulaştığı en alt düzey ya da bir gözlem aracının araştırdığı konuların kökeni. Derin yer. Engin. Umman. En derin nokta. Bilinçaltı.

Of : -nin. In. İle ilgili. -nın. -li. Yüzünden. -den övünerek bahsetmek. Li. Den. -den.

Degradation : Azalma. Bozunma. Bir bileşiğin kendisini oluşturan daha basit parçalara ayrılması. bozulma. Ayrışım. Eldeki erkenin işe yarar tutarının azalması, erke yitimi. Bilgisayar, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir bileşiğin kendisini oluşturan daha basit parçalara ayrılması, fiziksel veya histolojik olarak dejenerasyona uğrama, degradasyon, parçalanma. İndirim. Parçalanma. Rezalet.

Depth of colour : Renk koyuluğu. Renk derinliği.

Depth of deposition : Bırakıntı derinliği. Depozisyon derinliği. Bırakım derinliği. Tortu derinliği.

Depth of penetration : Penetrasyon derinliği. Girim derinliği. Nüfuz etme derinliği. Girinim derinliği.

Depth of hardening : Sertleşme derinliği.

Depth of winter : Kışın ortası. Kış ortası. Karakış.

Depth of occurence : Yataklama derinliği.

Depth of focus : Odak derinliği. Netlik derinliği. Görme derinliği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fokus derinliği. Alıcı merceğinin bir konuya odaklandığında, görüntünün en seçik olduğu noktadan belirli bir uzaklıkta yer alan ve gözün, seçiklik azalmasını ayırt edemediği derinlik. Üzerine odaklama yapılan konunun önünde ve ardında yer alan seçiklik alanının uzunluğu. Netleme derinliği. Alan derinliği.

 

İngilizce Depth of degradation Türkçe anlamı, Depth of degradation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Depth of degradation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Degradations : Tenzil. Rütbesini indirme. İndirme. Aşağılık bir durum. İndirgeme. Rütbe indirme. Düşme. Bozulma. Azalma.

Awfuller : Rezil. Çok kötü. Korkunç. Sunturlu. Meret. Berbat. Müthiş. Kötü.

Deplorableness : Kederlilik. Üzücü olma durumu. Acıklı. Üzücülük. Üzücü. Rezalet içerikli olma durumu. Sefalet. Perişanlık. Acıklılık.

Awfulness : Fenalık. Çok kötülük. Berbatlık. Dehşet vericilik. Korkunçluk.

Ignominy : Namussuzluk. Yüz karası. Şerefsizlik. Kepazelik. Umumi nefret. Alçaklık. Rezillik. Alçakça davranış. Düşüş.

Attainture : Azarlama. Gözden düşme. İdam hükmü verilmesi üzerine medeni hukukun kaldırılması. Yüz karası. Hüküm. Ayıplama. Şerefsizlik. Manevi ölüm. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaybetmesi. Karar.

Disgrace : Küçültmek. Rezil etmek. Yüz karası. Gözden düşme. Gözden düşürücü şey. Utandırmak. Yüzkarası. Gözden düşürmek. İtibarını zedelemek.

Dreadful : Dehşet verici. Dehşetli. Korkunç. Tüyler ürpertici. Heybetli. Ürkütücü. Ürkünç. İğrenç. Rezil.

Ignominies : Kepazelik. Umumi nefret. Düşüş. Şerefsizlik. Alçaklık. Namussuzluk. Rezillik. Yüz karası.

Degradation : Yitirim. Yozlaşma. Rütbesini indirme. Aşağılık bir durum. Düşme. Rütbe indirme. Alçalma. Azalma. Bozunma. Yıkılma.

Depth of degradation synonyms : fucked up, disgraces, a bit off, dreadfuls, awful.