Disgrace türkçesi Disgrace nedir

  • Yerin dibine sokmak.
  • Rezalet.
  • Rezillik.
  • Gözden düşürmek.
  • Gözden düşürücü şey.
  • Yüz karası.
  • Küçük düşürmek.
  • İtibarını zedelemek.
  • Kara leke.
  • Küçültmek.
  • Gözden düşme.
  • Biabır etmek.
  • İtibarsızlaştırmak.
  • Ayıp etmek.
  • Rezil etmek.
  • Yüzkarası.
  • Utandırmak.

Disgrace ile ilgili cümleler

English: It's a disgrace to our company.
Turkish: Bu firmamız için bir utançtır.

English: He would rather die than disgrace himself.
Turkish: Kendini rezil etmektense ölmeyi tercih eder.

English: There is no disgrace in being poor.
Turkish: Fakirlik ayıp değildir.

English: You're a disgrace to this family!
Turkish: Sen bu aile için bir yüz karasısın!

English: I would rather die than disgrace myself.
Turkish: Kendimi rezil etmektense ölmeyi tercih ettim.

Disgrace ingilizcede ne demek, Disgrace nerede nasıl kullanılır?

Disgrace oneself : Kendi kendini rezil etmek. Rezil olmak. Çam devirmek. Gaf yapmak.

Be a disgrace to : Yüz karası olmak.

Be in disgrace with : Gözünden düşmek.

Bring disgrace on somebody : Utandırmak. Rezil etmek.

Be in disgrace : Gözden düşmüş olmak.

Disgraceful : Utandırıcı. Utanç verici. Yüz kızartıcı. Kepaze. Çok ayıp. Rezil. Ayıp. Utanılacak.

Disgraced : Rezil olmuş. Rezil edilmiş. Gözden düşmüş. Adı çıkmış.

 

In disgrace : Onursuz görülen. Gözden düşmüş. Kirlenmiş görülen.

Disgraces : Küçültmek. Rezillik. Rezalet. Yüz karası. Ayıp etmek. Rezil etmek. Gözden düşürmek. Yerin dibine sokmak. Utandırmak. İtibarsızlaştırmak.

Disgracefulness : Onursuzca olma durumu. Utanç verici olma durumu. Rezilce olma durumu. Rezillik.

İngilizce Disgrace Türkçe anlamı, Disgrace eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disgrace ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ignominy : Alçaklık. Namussuzluk. Düşüş. Umumi nefret. Şerefsizlik. Alçakça davranış. Kepazelik.

Befoul : Lekelemek. Boklamak. Pisletmek. Kirletmek.

Shamed : Namusunu kirletmek. Mahçup etmek. Tecavüz etmek. Utanmış. Yazık etmek.

Dishonour : Şerefini lekelemek. Şerefini sarsmak. Namusuna dokunmak. Leke. Namusunu kirletmek. İki paralık etmek. Şeref ve haysiyetini kırmak. Onursuzluk. Namusuna leke sürmek.

Bitches : Berbat etmek. Orospu. Kancık. Hadi oradan. Kahpe. Fahişe. Cadaloz. Sevimsiz şey. Cadı.

Derogate : Bozmak. Almak. Küçümsemek. Azaltmak. Alçalmak. İhlal etmek. Karşı. Küçülmek. Eksiltmek.

Debase : İtibarını küçültmek. Ayarını bozmak. İtibarını düşürmek. Alçaltmak. Şerefini lekelemek. Değerini düşürmek. Bozmak. İndirmek. Sahtesini yapmak.

Infamousness : Kepazelik.

Crimes : Cinayet. Sabıka. Aptallık. Suç. Cinayet romanı.

Foulness : Kir. Pislik. İğrenç. Bozukluk. Ağırlık. Günah. İğrençlik. Adilik. Kokuşmuşluk.

Disgrace synonyms : butchered, disfavors, disgraces, humiliation, attaint, blotch, chagrin, debases, attainders, belittle, shames, awfulness, dishonor, abash, chagrining, confound, demeans, depth of degradation, disfavored, opprobrium, ashame, ball up, doghouses, black eye, affronted, contempt, sully, contumelies, discountenances, confounds, dog house, black sheep, disfavor.

 

Disgrace zıt anlamlı kelimeler, Disgrace kelime anlamı

Honor : Şeref vermek. Saygı göstermek. Bkz.honour. Onur nişanı vermek. Onur vermek. Şereflendirmek. Onurlandırmak. Hüsnü kabul göstermek. Onur. Şeref.

Disgrace ingilizce tanımı, definition of Disgrace

Disgrace kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To dismiss with dishonor. The condition of being out of favor. To put out of favor. Loss of favor, regard, or respect.