Bring disgrace on somebody türkçesi Bring disgrace on somebody nedir

Bring disgrace on somebody ingilizcede ne demek, Bring disgrace on somebody nerede nasıl kullanılır?

Bring : Doğurmak. Razı etmek. Kazandırmak. Getirmek. Ayıltmak. Kandırmak. Belirtmek. Vermek (ceza). Sebebiyet vermek. Neden olmak.

Disgrace : İtibarını zedelemek. Rezillik. Gözden düşme. Küçültmek. Yüzkarası. Yüz karası. Yerin dibine sokmak. İtibarsızlaştırmak. Kara leke. Küçük düşürmek.

On : Çakırkeyif. Olmakta olan. Açık. E doğru. Üstünde. Giyilmiş. Civarında. De. Makbul.

Somebody : Önemli kimse. Birisi. Önemli birisi. Biri. Kimisi. Kimse. Bir kimse. Bazısı. Şahsiyet.

Attend on somebody : Refakat etmek.

Be down on somebody : Gıcığı olmak. Karşı olmak. Kancayı takmak.

Batten on somebody : Başkasının sırtından geçinmek.

Be struck on somebody : Abayı yakmak.

Be a charge on somebody : Yük olmak.

İngilizce Bring disgrace on somebody Türkçe anlamı, Bring disgrace on somebody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bring disgrace on somebody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bitching : Şikayet etmek. Kancık. Hadi oradan. Sevimsiz şey. Fahişe. Kahpe. Berbat etmek. Orospu. Kevaşe.

Bring shame on : -'un rezil olmasına neden olmak. -'u utandırmak.

 

Discountenanced : Soğuk bakmak. Bozmak. Soğuk davranmak. Şaşırtmak. Hoşgörmemek. Yüz vermemek.

Bitch up : Alt üst etmek. Her şeyi mahvetmek. Tırsmak. Berbat etmek. Bozmak. Boketmek. Bir çuval inciri berbat etmek. İçine etmek. Bok etmek.

Discountenances : Bozmak. Yüz vermemek. Şaşırtmak. Soğuk davranmak. Hoşgörmemek. Soğuk bakmak.

Attaints : Leke. İdam hükmü sonucu hükümlünün medeni hukukunu kaldırmak. Ayıp. Yakalanmak. Lekelemek. Tenzil etmek. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Tutulmak.

Disgrace : Yüzkarası. Gözden düşürücü şey. Rezillik. Küçültmek. Biabır etmek. Rezalet. İtibarsızlaştırmak. İtibarını zedelemek.

Butchered : Doğramak. Boğazlamak. (hayvan) kesmek veya öldürmek. Berbat etmek. Kasaplık hayvan kesmek. Kesmek. Katletmek. Kasap. Cani.

Bitches : Şikayet etmek. Hadi oradan. Kahpe. Sevimsiz şey. Cadı. Kancık. Kevaşe. Fahişe. Cadaloz.

Attainting : Lekelemek. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Tutulmak. Vatandaşlık hakkını kaybetme. Yakalanmak.

Bring disgrace on somebody synonyms : abash, abashes, attaint, chagrining, abashing, attainted, confounding, butcher, bitch, confounds, ball up, chagrins, confound, discountenancing, bitched, chagrin, discountenance, ashame.