Attend on somebody türkçesi Attend on somebody nedir

  • Refakat etmek.

Attend on somebody ingilizcede ne demek, Attend on somebody nerede nasıl kullanılır?

Attend : Eşlik etmek. Dikkatini vermek. Hizmet etmek. Bakmak. İlgilenmek. Bulunmak. Beraberinde getirmek. Hazır bulunmak. Katılmak. Devam etmek.

On : İle. Olmakta olan. Yönünde. Esnasında. Civarında. De. Çakırkeyif. Üstünde. Devrede. Hazır.

Somebody : Şahsiyet. Kimse. Biri. Bir kimse. Bazısı. Birisi. Önemli birisi. Önemli kimse. Kimisi.

Attend on : Bakmak. İlgilenmek. Hizmet etmek.

Batten on somebody : Başkasının sırtından geçinmek.

Beam on somebody : Gözlerinin içi gülmek. Gözleri parlamak.

Be a charge on somebody : Yük olmak.

Bring disgrace on somebody : Utandırmak. Rezil etmek.

Be sweet on somebody : Düşkün olmak. Aşık olmak. Sevmek.

Bring discredit on somebody : İtibarını sarsmak.

İngilizce Attend on somebody Türkçe anlamı, Attend on somebody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Attend on somebody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Convoys : Eşlik. Eşlik etmek. Korumak. Birlikte gitmek. Kafile. Yol arkadaşlığı. Katar. Konvoy. Yoldaşlık etmek.

Consorted : Eşlik etmek. Birleşmek. Birlikte vakit geçirmek. Arkadaşlık etmek. Hayatını paylaşmak. Düşüp kalkmak. Uymak. Orada burada takılmak. Bağdaşmak.

 

Accompanied : Yanında. Eşlik etmek. Yanında olmak. Eşliğinde. Birlikte olmak. Aynı anda yapmak.

Convoying : Korumak. Yol arkadaşlığı. Birlikte gitmek. Katar. Yoldaşlık etmek. Konvoy. Eşlik etmek.

Accompanies : Eşlik etmek. Beraberinde (bir şeyi) getirmek. Aynı anda yapmak. İle beraber yapmak. Birlikte olmak. Arkadaşlık etmek. Yanında olmak. Ardından gelmek. Beraberinde gitmek.

Consorts : Hayatını paylaşmak. Orada burada takılmak. Düşüp kalkmak. Birleşmek. Uymak. Bağdaşmak. Eşlik etmek. Birlikte vakit geçirmek. Arkadaşlık etmek.

Consorting : Düşüp kalkmak. Arkadaşlık etmek. Bağdaşmak. Uymak. Orada burada takılmak. Hayatını paylaşmak. Birlikte vakit geçirmek. Birleşmek. Eşlik etmek.

Companion : Refakatçi. Güverte merdiveni. Bakıcı. Arkadaş. Birbirini tamamlayan ya da birbirine uyan bir çift şeyden her biri. Bir çiftyıldızın kütle bakımından küçük olan bileşeni. Eş. Yardımcı.

Convoyed : Eşlik etmek. Korumak. Katar. Yoldaşlık etmek. Konvoy. Birlikte gitmek. Yol arkadaşlığı.

Escorted : Korumak. Himaye veya nezaket için refakat etmiş. Kavalyelik etmiş. Himaye için refakat etmiş. Eşlik etmek.

Attend on somebody synonyms : accompanying, convoy, accompany, escort, consort.