Disgraced türkçesi Disgraced nedir

  • Rezil edilmiş.
  • Rezil olmuş.
  • Adı çıkmış.
  • Gözden düşmüş.

Disgraced ile ilgili cümleler

English: Ali has disgraced himself.
Turkish: Ali kendini rezil etti.

English: You've disgraced yourself.
Turkish: Kendini rezil ettin.

Disgraced ingilizcede ne demek, Disgraced nerede nasıl kullanılır?

Be disgraced : Rezil olmak. Gözden düşmek.

Disgrace oneself : Gaf yapmak. Kendi kendini rezil etmek. Rezil olmak. Çam devirmek.

Be a disgrace to : Yüz karası olmak.

Be in disgrace with : Gözünden düşmek.

Bring disgrace on somebody : Rezil etmek. Utandırmak.

Disgracefully : Ahlaksızca. Rezilce. Onursuzca. Kepaze bir şekilde. Utanç verici bir şekilde. Utanç verici bir halde.

Disgracefulness : Utanç verici olma durumu. Onursuzca olma durumu. Rezillik. Rezilce olma durumu.

Disgrace : Yüzkarası. Kara leke. Yerin dibine sokmak. Rezillik. Biabır etmek. Utandırmak. Rezil etmek. İtibarsızlaştırmak. Yüz karası. Küçük düşürmek.

Disgracer : Onursuzca davranan. Utanç verici bir duruma neden olan kimse. Rezillik yapan. Utanç verici kişi. Rezilce davranan kimse.

Be in disgrace : Gözden düşmüş olmak.

İngilizce Disgraced Türkçe anlamı, Disgraced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disgraced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Botched : Berbat etmek. Yamalamak. Acemice yapılmış. Şişirme. Baştan savma. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Bozmak. Kötü yapılmış. Çırpıştırma.

Fallen from grace : Cazibesini kaybeden. Çaptan düşmüş. Gündemden düşen. Gözden düşen.

Arrant : Son derece. Kötü şöhretli. Katıksız. Kötü şöhret sahibi. Çok kötü.

Dishonored : Ödenmesi reddedilmiş. Ödenmemiş. Kabul görmemiş. İtibar edilmemiş. Lekeli. Şerefsiz. Kabul edilmemiş.

Shamed : Utandırmak. Ayıp etmek. Utanmış. Tecavüz etmek. Mahçup etmek. Namusunu kirletmek. Yazık etmek.

Under a cloud : Şüphe altında. Şüpheli. Kuşkulu. Şüphede. Dertli. Kuşku altında.

Infamous : Kepaze. Alçak. Bednam. Berbat. Yüz kızartıcı. Yüz kızartıcı suç işlemiş. İğrenç. Utanç verici. Kötü şöhretli.

Downfallen : Ayağa düşmüş. Mahvolmuş.

In disgrace : Onursuz görülen. Kirlenmiş görülen.

Of ill repute : Kötü şöhretli.

Disgraced synonyms : discredited, notorious, out of favor, in the doghouse, of ill fame, in disfavor, disreputable, ashamed, branded.

Disgraced zıt anlamlı kelimeler, Disgraced kelime anlamı

Unashamed : Utanmayan. Yüzsüz. Açık. Utanmaz. Ortada olan.