Unashamed türkçesi Unashamed nedir

Unashamed ingilizcede ne demek, Unashamed nerede nasıl kullanılır?

Unashamedly : Utanmaz bir şekilde. Utanmadan. Utanmaksızın. Yüzü kızarmaksızın. Arsızca. Yüzsüzce. Utanıp sıkılmadan.

Unashamedness : Utanmazlık. Terbiyesizlik. Arsızlık.

İngilizce Unashamed Türkçe anlamı, Unashamed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unashamed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Medial : Ortaya ait. Orta. Ortalama. Mediyal. Ortaya değgin. Ortada. Vasat. Merkeze doğru.

Brazens : Pirinçten yapılmış. Pişkin. Tunçtan. Şımarık. Pirinçten. Sarı. Pirinç gibi. Pirinç.

Bares : Açığa vurmak. Açmak. Çıplak. Çıkarmak. Soymak. Açılmak. Gözle görülür hale getirmek.

Balder : Dazlak (argo terim). Küstah. Saçsız. Besbelli. Kabak. Yavan. Sade. Kel. Tüysüz. Kılsız.

Bare : Gözle görülür hale getirmek. Soymak. Tamtakır. Çıkarmak. Yalın. Açmak. Açılmak. Boş. Süssüz.

Balds : Sade. Kel. Besbelli. Kılsız. Kabak kafalı. Küstah. Yavan. Süssüz.

Aboveboard : Yasal. Çıplak. Açık aşikar. Kanuna aykırı olmayan. Vicdanla. Apaçık. Dürüst. Sadece. Hilesiz.

Above board : Kanunlara uygun. Hilesiz. Alnı açık. Dürüst. Yasal. Dürüstçe. Açıkça. Açık ve dürüst. Doğru.

 

Apparent : Belli. Göze çarpan. Görünüşte. Ortada. Görünüşteki. Besbelli. Görünüşte olan. Bariz. Sahte. Aşikar.

Unrepentant : Tövbe etmeyen. Pişman olmayan. Tövbe etmez.

Unashamed synonyms : bodacious, aperture, medials, browless, bald, blatant, baldfaced, unembarrassed, brassier, insolent, bolding, as bold as brass, baldest, brazen, gay, overt, brassy, bold faced, barer, bawdy, apparentness, blanker, barefaced, gayer, boldest, bald faced, brazen faced, shameless, abandoned, unabashed, brazenfaced, brasher, unremorseful.

Unashamed zıt anlamlı kelimeler, Unashamed kelime anlamı

Penitent : Pişman. Bir günahın bağışlanması amacıyla papazın önerdiği kefareti yerine getiren kişi. Pişman olan kimse. Papazın verdiği cezayı çeken kimse. Tövbekar. Tövbeli. Nadim.

Repentant : Tövbeli. Pişman. Tövbekar. Nadim. İtirafçı. Pişmanlık duyan.

Ashamed : Mahcup. Utanmış. Mahçup. Utandırılmış. Üzülmüş. Utanç duyan.