Dercetmek nedir, Dercetmek ne demek

  • Almak, toplamak

"Dercetmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bir deftere birçok manzumelerimi dercetmiştim." - Y. K. Beyatlı

Dercetmek anlamı, kısaca tanımı:

Toplamak : Devşirip kaldırmak. Bir araya getirmek, düzene sokmak, düzeltmek. Şişmanlamak, kilo almak. Artırıp biriktirmek. Devşirmek. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulmak. Hizmete çağırmak. Çıban, yara irinlenmek. Bir araya getirmek. Dağınıklıktan kurtarmak. Vergi veya bağışı verecek olanlardan almak.

Almak : Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Ele geçirmek, fethetmek. Başlamak. Yol gitmek, mesafe katetmek. İçeri sızmak, içine çekmek. Çalmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. Yutmak, kullanmak. Örtmek, koymak. İçine sığmak. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Gidermek, yok etmek. Kazanç sağlamak. İçecek veya sigara içmek. Tat veya koku duymak. Birlikte götürmek. Göreve, işe başlatmak. Temizlemek. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Yolmak, koparmak. Görevden, işten çekmek. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Satın almak. Soldurmak. Kısaltmak, eksiltmek. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Erkek, kadınla evlenmek. Kazanmak, elde etmek.

 

Diğer dillerde Dercetmek anlamı nedir?

Almanca'da Dercetmek : v. veröffentlichen, bringen, annoncieren

Rusça'da Dercetmek : v. включать, включить