Detection limit türkçesi Detection limit nedir

  • Sezilebilme sınırı.
  • Tesbit sınırı.
  • Saptama limiti.
  • Bulma sınırı.
  • Belirleme sınırı.
  • Saptama sınırı.
  • Algılama kısıtı.
  • Bir kimyasal ya da fiziksel etkileşimle varlığı saptanan en küçük nicelik.
  • Kimya alanında kullanılır.

Detection limit ingilizcede ne demek, Detection limit nerede nasıl kullanılır?

Detection : Ekonomi, fizik alanlarında kullanılır. Ortaya çıkarına. Demodülasyon (radyo terimi). Keşif. Belirleme. Tespit. Suçluyu ortaya çıkarma. Algılama. Bir telsiz alıcısında, gelen bir elektriksel imlemin kiplendiği taşıyıcı dalgadan ayrılması. yüklü parçacıkların sayaçlarla yüze çıkarılması. Sezim.

Limit : Tavan sınır. Hasretmek. Olaylar ve süreçlerde kimi niteliklerin ulaşacağı düşünülen son nicellik değeri. (ing. boundary) evreleri birbirinden ayıran yüzey. Bilgisayar, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Belirlemek. Sürekli, sonsuz bir değişmenin en son varacağı yer. Sınır koymak. Limitlerini belirlemek. Sınırlamak. Daraltmak.

Detection error : Algılama hatası.

Detections : Tespit. Belirleme. Suçluyu ortaya çıkarma. Bulunuş. Bulma. Ortaya çıkarma. Buluş. Sezim. Ortaya çıkarına. Keşif.

Age limit : Yaş haddi. Yaş sınırı.

Area integral with subscript limit : Altindis sınırlı alan integrali.

 

İngilizce Detection limit Türkçe anlamı, Detection limit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Detection limit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alcoholometry : Alkolometri. Alkolölçüm. Alkol ölçüm. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi.

Alcohols : Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). İçki. İspirto. Alkoller. Alkol.

Additive : Toplanır. Katkı. Ek katkı. Çoğalan. Katık. Katılan kimyasal madde. Katılacak. Toplamsal. İlave. Katkı maddesi.

Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.

Active metals : Aktif metaller. Etkin metaller. Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller.

Acidimetry : Asidimetri. Asit ölçme. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asit ölçümü. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asitölçüm. Asitimetre. Asidimetre.

Acier inoxydable : Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü. Paslanmaz çelik.

Active passive metal : Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Etkin-edilgin metal.

 

Aldehydes : Aldehitler. Aldehit. Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler.

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

Detection limit synonyms : alabaster, alicyclic compounds, acid radical, limit of detection, aliphatic compounds, activated coal, acid salt.