Development planning türkçesi Development planning nedir

  • Kalkınma planlaması.
  • Bir ülkede kalkınma planı çerçevesinde yapılan çalışmalar bütünü. krş. iktisadi planlama.
  • İktisat alanında kullanılır.

Development planning ingilizcede ne demek, Development planning nerede nasıl kullanılır?

Development : Aşınma payına bağlı bir varlığın, daha uzun bir süre varoluşu, yüksek bir üretim ya da verim gücüne ulaştırılması amacıyla geliştirilmesi. Bir oyunun sonuca doğru inandırıcı bir yolda gelişmesini kapsayan bölüm ya da kuruluş. Gelişim. Tab etme. İlerleme. Büyüme. İmara açma. Alıcıda kullanılan boş film ü-zerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirme. Site. Gelişme.

Planning : Planlama yapma. Planlama. Tek noktalı kesme aleti kullanarak metal yüzeylere şekil verme. Kıt kaynaklarla belli ereklere varabilmek için, gereksinmelerin ve kaynakların, uzun dönemler için belli ussal önceliklere uyularak dengelenmesi eylemi. kentler ve kasabalar için düzentasar hazırlama ve uygulama işi. Projelendirme. Tasarlama. Kontrol ve raporlama. Düzene sokma. Plancılık.

Development and investment bank : Kalkınma bankacılığı ve yatırım bankacılığı etkinliklerini bir arada gerçekleştiren banka. Kalkınma ve yatırım bankası.

Development and investment banking : Kalkınma ve yatırım bankası. Kalkınma bankacılığı ve yatırım bankacılığı etkinliklerinin bir arada gerçekleştirildiği bankacılık. Kalkınma ve yatırım bankacılığı.

 

Development area : Kalkınmada öncelikli bölge. İskana açılmış alan. Yerleşme alanı. Geliştirme bölgesi. Genişletilen veya geliştirilen alan. Bir kentin düzentasarında, yapı yapılmasına olur verilen alan. bk. yapı bölgesi. İngiltere'de, londra'nın kalabalıklığını ve yükünü azaltmak, gelişmesi yavaşlamış yöreleri canlandırmak ve bölgeler arasında gelişme bakımından bir denge sağlamak için, kamunun öncülüğünde, yeni işleyim kuruluşlarının yöneltileceği yörelere verilen ad. Pilot bölge. Geliştirim alanı. Bir kentin ya da kasabanın düzentasarının sınırları içinde kalan ve düzentasar yazanağında belirtilen süre için kentin gelişmesine ayrılan alan.

Development area a : A pilot bölge. A genişletilen veya geliştirilen alan. Geliştirme sürecinde olan belirli bir alan. A geliştirme bölgesi.

İngilizce Development planning Türkçe anlamı, Development planning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Development planning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Development planning synonyms : a shift in demand, abnormal budget, a shift in individual demand, a shift in supply, ability rent, ability to pay principle.