Planning türkçesi Planning nedir

  • Plancılık.
  • Tasarlama.
  • Düzene sokma.
  • Planlama yapma.
  • Kontrol ve raporlama.
  • Projelendirme.
  • Planlama.
  • Tasarım.
  • Tek noktalı kesme aleti kullanarak metal yüzeylere şekil verme.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Kıt kaynaklarla belli ereklere varabilmek için, gereksinmelerin ve kaynakların, uzun dönemler için belli ussal önceliklere uyularak dengelenmesi eylemi. kentler ve kasabalar için düzentasar hazırlama ve uygulama işi.

Planning ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary are busy planning their wedding.
Turkish: Ali ve Mary düğünlerini planlamakla meşgul.

English: Ali and Mary are planning on going to a movie together on Friday evening.
Turkish: Ali ve Mary cuma akşamı birlikte bir sinemaya gitmeyi planlıyor.

English: Ali and Mary are planning a picnic at the lake.
Turkish: Ali ve Mary gölde bir piknik planlıyorlar.

English: Ali and Mary are planning on getting a divorce.
Turkish: Ali ve Mary boşanmayı planlıyor.

English: Ali and Mary are planning to come next year.
Turkish: Ali ve Mary gelecek yıl gelmeyi planlıyorlar.

Planning ingilizcede ne demek, Planning nerede nasıl kullanılır?

Planning authority : Tasarlama örgütü. Kentlerin ve kasabaların düzentasarlarının oluşturulmasından, uygulanmasından, bu işlevlere ilişkin tüm görevlerin yerine getirilmesinden sorumlu kamusal örgüt.

 

Planning body : Planlama kurulu.

Planning commision : Ülkemizde, kent ve kasabaların düzen tasarlarını oluşturma evresinde, gerekli araştırmaları yapan, yaptıran, yaptırmayı tasarlayan örgütlere yardımcı olmak üzere yetkili kişilerden oluşmasını yasaların öngördüğü araştırma ve danışma kurulu. amerika birleşik devietleri'nde, kent düzentasarlarının hazırlanmasından sorumlu olan görevlilerden oluşan kurul. Tasarlama kurulu.

Planning commission : Bayındırım kurulu. Bir kentin düzentasarının ilk hazırlıklarını yapmak, kentin toplumsal, ekonomik ve toprak kullanımıyla ilgili tüm özelliklerine ilişkin bilgileri toplamakla görevli ve türlü bilim dallarının ve uğraş alanlarının temsilcilerinden oluşan yarkurul. kent genel kurulunun, bayındırlık ve yapıdüzeni işleriyle görevli üyelerinden oluşan yarkurulu. türkiye'de özel bir yasayla kurulmuş bulunan ve ankara'nın bayındırılması ile görevlendirilmiş kurul.

Planning curve : Uzun dönem maliyet eğrisi. Planlama eğrisi. Uzun dönemde firmanın toplam çıktısı ile maliyetleri arasındaki ilişkiyi gösteren ve firmanın geleceğe ilişkin kararlarında kullandığı ve her bir kısa dönem maliyet eğrisini alttan zarf gibi saran planlama eğrisi.

Planning region : Gelişmesini tasarlı bir çalışmanın konusu yapmak amacıyla, kendisini oluşturan yerel topluluklarla birlikte bir bütün olarak ele alınan bölge türü. Tasar bölgesi.

Planning research : Sormaca. Bir kent ya da kasabanın düzentasarını hazırlamak için gerekli bilgilerin elde edilmesi amacıyla bilimsel yöntemlerle yapılan araştırma türü.

 

Family planning clinic : Aile planlaması polikliniği.

Manufacturing planning and inventory control : Üretim planlaması ve stok kontrolü.

Chief of planning branch : Askeri planlamadan sorumlu subay. Planlama sınıfı amiri.

İngilizce Planning Türkçe anlamı, Planning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Planning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

City planning : Bir şehir alanının altyapı tesislerinin planlanması. Şehir planlaması. Şehircilik. Şehrin fiziksel düzenlemesinin tasarlanması. Şehir planlanması. Şehir planlama. Şehir plancılığı. Kent planlama.

Adit : Yatay giriş galerisi. Maden galerisi. Yaklaşım iç yolu. Galeri. Giriş lağımı. Giriş galerisi. Giriş. Tünel. Maden ocağı ağzı.

Projections : Yansıtma. İzdüşüm. Fırlatma. Çıkıntı. Projeksiyon. Gösterim. Proje. Atış.

Deliberation : Tartışma. İhtiyat. Kafa yorma. Danışma. Düşünüp taşınma. Dikkat ve itina. Tedbirli olma. Uzun uzun düşünme. Kafa yorma (argo terim).

Hatcher : Anaç tavuk. Kuluçkaya yatan tavuk. Düzenleme. Kurma. Kuluçka makinesi.

Town planning : Şehir planlaması. Şehir planlama. Şehircilik. İmar. Kentçilik.

Scheduling : Programlama. Düzenleme. Zaman planlama. Bir izlenecek klavuz yaratma işlemi. Zaman çizelgesi yapma işlemi. Zaman çizelgelemesi. Listeleme. Programlayarak.

Acetylene lamp : Karpit lambası. Karpit ışıtacı. Asetilen lambası.

Organising : Tanzim. Orkestraya uyarlamak. Birleştirmek. İşçi sendikası kurmak (ayrıca organize). Düzenlemek. Düzenleme. Örgütleme. Bir şeyi koordine etmek. Organize etme. Sistemleştirmek.

Envisioning : Gözünün önüne getirmek. Düşünmek. Tasavvur etme. Zihninde canlandırma. Tahayyül etme.

Planning synonyms : birth prevention, designing, readying, representation, layout, acid treatment, accident frequency, hatching, conceiving, styling, incubation, envisagement, plannings, organizing, composition, projection, hatchers, urban planning, idea, acidization, imagination, envisaging, additional support, formatting, blueprinting, designedness, programing, additional flotation, imaginations, contemplating, excogitation, preparation, abandoned mine.