Devising türkçesi Devising nedir

Devising ile ilgili cümleler

English: This is a plan of my own devising.
Turkish: Bu benim kendi oluşturduğum bir plandır.

Devising ingilizcede ne demek, Devising nerede nasıl kullanılır?

Devisability : İcat edilebilirlik. Uydurulabilirlik. Vasiyet edilebilir olma durumu (örneğin bir mülk). Tertip edilebilirlik.

Devisable : Tasavvur edilebilir. Tasarlanabilir. Vasiyet olunabilir. Vasiyet edilebilir. Tertip edilebilir.

Devisal : Olma veya oluşma.

Devisals : Olma veya oluşma.

Devise : Düzenlemek. Düşünmek. Tasarlamak. Bulmak. Akıl etmek. Keşfetmek. Vasiyetle bırakmak. Kurmak. İcat etmek. Uydurmak.

Devises : Düşünmek. Akıl etmek. Bulmak. Vasiyetle bırakmak. Uydurmak. Planlamak. Tertiplemek. Tasarlamak. İcat etmek. Düzenlemek.

Devisees : Musaleh. Varis. Kendisine mirasla taşınmaz bırakılan. Lehine gayrimenkul vasiyet edilen. Vasiyetten yararlanan kimse. Vasiyet edilen kimse. Mirasçı.

Devised : İcat etmek. Vasiyetle bırakmak. İcat edilmiş. Planlanmış. Tasarlamak. Bulmak. Planlamak.

Devisors : Vasiyetle bağışta bulunan kişi. Vasiyetle bırakan kişi. Vasiyetle bırakan kimse. Vasiyet eden kişi. Vasiyet eden. Vasiyetle miras bırakan.

Devisor : Vasiyetle bağışta bulunan kişi.

İngilizce Devising Türkçe anlamı, Devising eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Devising ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Construction : Anlam. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. Hukuk, gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konstruksiyon. Anlam verme. Tümce yapısı. Kurma. Bina. Kuruluş, yapı. Yorumlama.

Controlment : Tutma. Bastırılmış olma durumu. Denetleme. Kontrol etme eylemi. Kontrol.

Committing : Rehin verme. Söz verme. Gerçekleştirme. Görevlendirme. Emanet etme. Teslim etme.

Configuration : Bk. dizge görünümü. Biçim. Durum. Yapı. Görünüm. Çizimsel çözümlemede bir anlatımı olan simgesel gösterim ya da görünülü biçim. bk.z görünülü çizim. Bir kimyasal bileşiğin atom, yükün ya da moleküllerinin uzayda birbirlerine göre düzenlenmiş durumu. Atomların uzaydaki dizilişleri, düzenlenmeleri. Konbiçim. Bilgisayar, bilişim, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Bogus : Sahte. Taklit. Sahte şey. Kalp. Yapmacık. Düzme. Düzmece.

Co ordination : Tutarlılık. Tertip. Uyum içinde cereyan eden hareket. Tanzim. İnsicam. Eşgüdüm. Koordinasyon.

Distribution : Coğrafyanın, doğal ya da insana değgin olayların yeryüzüne dağılış ve yayılışlarını göz önüne alan temel ilkelerinden biri. Dağılma. Yapımcılar ile oynatımcılar arasında aracılık yapan, oynatımcılara kiralamak üzere bir filmin dağıtım hakkını belirli bir süre için yapımcıdan satın alarak çalışan sinema işleyimi kolu. filmin yapımcıdan alınarak oynatımcıya kiralanması işi. Bir ekonomide belirli bir dönemde elde edilen toplam gelirin; emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan üretim faktörlerine, ücret, faiz, kira ve kar biçiminde dağıtılması. Bir ölçme sonucunda elde edilen değerlerin ya da test puanlarının bir ortalama noktası çevresinde serpilmesi durumu, bk. sıklık dağılımı. Yayma. Bir niceliğin işlevi olduğu bir değişkenin değerleri üzerinde ağırlıklı üleşimi. Yayılma. Tevzi.

 

Artificials : Eğreti. Yapay. Takına. Yalan. Suni. Yapmacık. Taklit.

Fashioning : Biçimlendirmek. Yapmak. Biçim verme. Uydurmak.

Building : Dikili. Bir yapının yapılması eylemi. Bina. Dikinti. Yapı. İnşa. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. Yapım. İnşa etme.

Devising synonyms : moviemaking, film making, movie making, mapmaking, alignment, achievement, adjustment, artificial, disposal, accomplishment, arrangement, constructions, coordinating, collocation, cartography, composition, coordinations, acquittals, anabolism, coordination, cut it out, carried out, making, acquittal, production, doing, disposition, collocations.