Dexedrine türkçesi Dexedrine nedir

Dexedrine ingilizcede ne demek, Dexedrine nerede nasıl kullanılır?

Auto filter local indexed fields : Dizili yerel alanları otomatik süz.

Auto filter local non indexed fields : Dizili olmayan yerel alanları otomatik süz.

Auto filter remote indexed fields : Uzaktaki dizili alanları otomatik süz.

Currency indexed : Dövize endeksli.

Foreign exchange indexed bonds : Enflasyonist bir ortamda olası bir döviz kuru yükselmesine karşı bono alımını özendirmek ve alıcıyı riskten korumak amacıyla yabancı para cinsinden çıkartılan borç senedi. Dövize dayalı bono.

Local non indexed fields : Yerel dizili olmayan alanlar.

Indexed sequential file : Dizine kayıtlı sıralı dosya. Doğrudan erişim olanağı bulunmayan, sıralı bir veri kütüğünün, erişilmek istenen birtakım tutanakları belli bir düzen içerisinde gösteren bir dizin kütüğü aracılığıyla doğrudan erişilmesini sağlayacak biçimde geliştirilmiş düzeni. Dizinli sıralı kütük. Dizin sıralı kütük. Dizin-sıralı kütük. Kayıtlı sıralı dosya.

Indexed pension : Endekslenmiş emekli maaşı.

Indexed : Dizine yerleştirilmiş. Kategorizelendirilmiş. İndeksi olan. İndeksli. Sınıflandırılmış. Dizili. Endekslenmiş. Dizin oluşturma. Endeksli. Dizin oluşturuldu.

 

Indexed sequential access : Dizin sıralı erişim.

İngilizce Dexedrine Türkçe anlamı, Dexedrine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dexedrine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amphetamine : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Merkezi sinir sisteminde güçlü bir uyarıcı etkisi olan bir uyuşturucu madde. Merkezi sinir sisteminin güçlü bir uyarıcısı olan bir uyuşturucu madde. Beta-fenilizopropilamin türevi, kan basıncını artıran, merkezi sinir sistemini uyaran, iştah kesici etkiye sahip, fiziksel etkinliği artıran ve bu etkileriyle kilo kaybına da neden olan ilaç.

Speed : Çabukluk. Hız yapmak. Yolunu açık etmek. Duyarlık. Hızlandırmak. Geçirmek. Hız vermek. Hız kazandırmak. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yön belirtmeden verilen, birim zamanda alınan yol niceliği.

Pep pill : Uyarıcı hap. Amfetaminli ilaç. Amfetaminli hap. Kuvvet veren hap. Kuvvet hapı.

Beans : (argo terim) bir kimsenin kafası. Çok az. Küçücük. Yatıştırıcılar. Kafa. Fazla değil (örneğin, ı know beans about music {müzik hakkında çok az biliyorum}). Mangır (örneğin, ı've worked for this company for fifteen years, but ı still don't have beans {bu şirket için on beş yıldır çalışıyorum ama halen para alabilmiş değilim}). (argo terim) para. Para. Pek az.

Benzedrine : Benzedrin. Amfelamin. Ticari olarak üretilen amfetaminin marka adı (farmakoloji).

Billy : Çomak. Erkek ismi. Sopa. Cop. Teke. Çaydanlık. Erkek keçi.

Whizz : Becerikli. Harika. Suyunu almak. Vızıltı. Vınlamak. Vızlamak. Vınlama. Usta. Çok yetenekli kimse.

Upper : Ayakkabı yüzü. Yukarı. Uyarıcı. Üst. Üstteki. Parasız. Yukardaki. Üst orun. Üst diş.

Amphetamines : Amfetaminler.

Dexedrine synonyms : dextroamphetamine sulphate.