Diffuse layer türkçesi Diffuse layer nedir

  • Kimya alanında kullanılır.
  • Elektriksel çift katmanın, durağan bölgeden çözelti içine doğru yayılan bölgesi.
  • Yayınım katmanı.

Diffuse layer ingilizcede ne demek, Diffuse layer nerede nasıl kullanılır?

Diffuse : Yaymak. Dağılma. Yaygın. Dağılmak. Neşretmek. Dağınık. Gereksiz ayrıntılı. Dökmek. Diffuz.

Layer : Kat kat kesmek. Bilgisayar, kimya, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Birbiri üzerine serilmiş, yayılmış ya da kimyasal olarak oluşmuş, varlığı kimyasal ve fiziksel yöntemlerle belirlenebilen özdek bölgesi. Fidan daldırmak. Katman. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar. Topçu. Daldırmak. Daldırma yapmak. Tabaka.

Diffuse abscess : Yaygın apse.

Diffuse cutaneous leishmaniasis : Etiyopya ve kenya’da leishmania aethiopica, venezuella’da l. pifanoi, güney amerika’da l. braziliensis, orta amerika’da l. mexicana’nın neden olduğu iç organ etkilenmesi olmaksızın yaygın deri lezyonlarının oluşumuyla belirgin deri layşmanyozis formu. Yaygın deri layşmanyozisi.

Diffuse hydrops : Yaygın hidrops. Anasarka.

Diffuse intravascular coagulation : Diffuz intravasküler koagülasyon. Yaygın damar içi pıhtılaşma.

İngilizce Diffuse layer Türkçe anlamı, Diffuse layer eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Diffuse layer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alabaster : Su mermerinden yapılan. Sumermeri kaymaktaşından. Su mermeri. Kaymaktaşından yapılan. Sumermeri. Alçı taşı. Albatr. Akmermer. Kaymaktaşı.

Active metals : Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller. Aktif metaller. Etkin metaller.

Alcohols : İçki. İspirto. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). [#alkol Alkoller]. Alkol.

Additive : Çoğalan. Katkı. İlave. Toplamsal. Eklenecek. Katılan kimyasal madde. Katık. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Katılacak.

Active passive metal : Etkin-edilgin metal. Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım.

Activated coal : Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Etkinleştirilmiş kömür. Etkin kömür. Aktif kömür.

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

Acidimetry : Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asitimetre. Asit ölçme. Asit ölçümü. Asidimetri. Asidimetre. Asitölçüm.

 

Aldehydes : Aldehit. Aldehitler. Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler.

Alcoholometry : Alkolometri. Alkolölçüm. Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Alkol ölçüm.

Diffuse layer synonyms : alicyclic compounds, acid radical, aliphatic saturated compounds, acid salt, aliphatic compounds, acier inoxydable.