Diffusers türkçesi Diffusers nedir

  • Eşit olarak ışık yayan cihaz.
  • Dağıtıcılar (difüzör).
  • Yayıcı.
  • Difüzör.
  • Işık yumuşatma ekranı.
  • Işık saçıcı.
  • Bir hava akımının geniş bir alana dağıtılması için kullanılan cihaz.

Diffusers ingilizcede ne demek, Diffusers nerede nasıl kullanılır?

Diffuser lens : Flu mercek. Yumuşak odağı sağlayabilen özel mercek. Yumuşak odaklı mercek. Dağıtıcı mercek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Non selective diffuser : Seçmez yayıcı. Yayma özellikleri gelen ışığın dalga boyuna bağlı olmayan yayıcı.

Perfect diffuser : Tam yayıcı. Yutma çarpanı sıfır olan düşüncel tam donuk yayıcı (ortotrop yayıcı).

Selective diffuser : Seçer yayıcı. Yayma özellikleri gelen ışığın dalga boyuna bağlı olan yayıcı.

Uniform diffuser : Tam donuk yayıcı. Gelen ışığın doğrultusu ne olursa olsun, ışıklılığın doğrultuya bağlı olmadığı yüzey.

Diffuse lymphoid tissue : Yaygın lenfoid doku. Vücudun her tarafına dağılmış olan, makrofajlar, plazma hücreleri ve değişik büyüklükteki lenfositlerden oluşan lenfoid doku. vücutta boşluklu organların bağ dokusunda ve lenforetiküler dokuda bulunurlar.

Diffuse hydrops : Yaygın hidrops. Anasarka.

Diffuse neuroendocrine system cells : Yaygın nöroendokrin sistem hücreleri. Sindirim, solunum sistemiyle kimi organlarda endokrin olmayan hücrelerin arasında dağınık durumda bulunan nöroendokrin hücreler, dnes. büyük bir kısmı amin prekürsörlerini biriktirebilme ve amino asit dekarboksilaz etkinliğini gösterme özelliğinde olduklarından bu hücrelere apud veya amin prekürsor uptake ve dekarboksilasyon adı da verilir. Dnes.

 

Diffuse cutaneous leishmaniasis : Etiyopya ve kenya’da leishmania aethiopica, venezuella’da l. pifanoi, güney amerika’da l. braziliensis, orta amerika’da l. mexicana’nın neden olduğu iç organ etkilenmesi olmaksızın yaygın deri lezyonlarının oluşumuyla belirgin deri layşmanyozis formu. Yaygın deri layşmanyozisi.

Diffuse layer : Elektriksel çift katmanın, durağan bölgeden çözelti içine doğru yayılan bölgesi. Yayınım katmanı.

İngilizce Diffusers Türkçe anlamı, Diffusers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diffusers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Penetrate : Nüfuz etmek. Sokulmak. Yarmak. Anlamak. İçyüzünü anlamak. İçine girmek. İşlemek. İyice anlamak. Delmek. İyice kavramak.

Imbue : Emdirmek. Kafasına sokmak. Aşılamak. Dolduruşa getirmek. Doldurmak. Telkin etmek. Boyamak.

Permeate : Yayılmak. Geçen. Sızmak. Süzmek. Geçmek. İçine işlemek. Nüfuz etmek. Süzüntü. Sinmek.

Riddle : Kalbura çevirmek. Doğruluğunu sınamak. Delik deşik etmek. Bilmecenin cevabını söylemek. Bilmece gibi konuşmak. Sırrını çözmek. Kalburdan geçirmek. Bulmaca. Toplantılarda, bireylerin bir eğitim, öğretim, eğlence ve ussal gelişim aracı olarak, geleneksel yöntemler uyarınca, birbirlerine sorarak yanıt istedikleri nesne, canlı ya da doğaüstü varlıklarla ilgili evrensel soru tipine verilen ad. (uzun bir evrimin izlerini taşıyan bilmecelerin temeli çözümlenebilir bir yapıya dayanmaktadır. bu nedenle bilmecelerde sorular; betimsel bir düzey içinde abartılarak, tersine çevrilerek, değiştirilerek açıklanmaktadır.) bk. oedipus bilmecesi, kutsal kitap bilmecesi, yapma bilmece, koşuklu bilmece, gerçek bilmece. Kalbur.

 

Distributed : Bölünmüş. Dağıtımlı. Ayrılmış. Dağınık. Dağılmış. Kısımlanmış. Yayık. Dağıtılmış. Dağıtık.

Emanator : Sızdırıcı.

Interpenetrate : Birbirine işlemek. Nüfuz etmek. Tamamen içine girmek. İçine işlemek. Birbirinin içine geçmek. Kaplamak. Yayılmak. Tamamen nüfuz etmek. Tamamen içine geçmek.

Venturis : Venturi. Hava nazım kelebeği. Silindirik bir yapıya sahip havanın suyun içinden hızlı bir şekilde geçtiği popüler bir protein skim. Ventüri. Venturi borusu. Darboğaz. Ventüri memesi.

Diffusers synonyms : spiritize, spiritise, diffusor, diffusors, venturi, spreader, diffuser, emitter, dispersant, spreaders, emissive, pervade, emanators, medium, perforate.

Diffusers zıt anlamlı kelimeler, Diffusers kelime anlamı

Concentrated : Yoğun. Konsantre olmuş. Yoğunlaşmış. Derişik. Dikkatini vermiş. Yoğuşuk. Çok güçlü. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Konsantre. Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek).