Digesters türkçesi Digesters nedir
- Besini hazmeden.
- Sindireç.
- Sindirici.
- Hazmettirici madde.
- Pişirme kazanı.
- Sindiren.
- Sindirime yardımcı olan madde.
- Çürütücü.
- Dijestör.
- İçinde maddelerin yumuşatıldığı veya parçalara ayrıldığı alet.
Digesters ingilizcede ne demek, Digesters nerede nasıl kullanılır?
Digester tank : Ekşitme kuyusu. Pissuyun içindeki katı maddelerin kimyasal değişikliğe uğradığı ve sıvı ile katı maddelerin kolayca ayrıştırılabilir hale getirildiği kuyu.
Digester : Sindirime yardımcı olan madde. Hazmettirici madde. Besini hazmeden. Pişirme kazanı. Sindiren. Dijestör. Sindirici. İçinde maddelerin yumuşatıldığı veya parçalara ayrıldığı alet. Sindireç. Çürütücü.
Digeste : Digesyon işlemi sonucu elde edilen sıvı. Digeste.
Digested : Hazmetmek. Parçalanmak. Sindirilmek. Kavramak. Sindirmek. Katlanmak. Hazmolmak.
Indigested : Düzensiz. Hazmedilmemiş. İntizamsız. İyice düşünülmemiş. Biçimsiz. Düşünülmemiş. Kaba.
Undigested : Undijeste. Hazmedilmemiş. Sindirilmemiş. Anlaşılmamış.
Predigested : Önceden hazmetmek.
Easy to digest : Sindirimi kolay. Hazmı kolay. Sindirim sisteminde parçalanması kolay.
Digestibility : Hazmedebilir olma durumu. Dijestibilite. Sindirilebilir olma durumu. Sindirim için elverişli olma durumu. Hazmolabilirlik. Gübre miktarının tüketilen yem miktarına bölünmesiyle bulunan, bir yemin veya besin maddesinin tüketildikten sonra vücutta tutulan kısmı, hazmolabilirlik, hazmolma oranı, sindirim derecesi. Sindirilebilirlik.
Hard to digest : Hazmedilmesi zor. Sindirilmesi zor. Sindirim sistemi tarfından kolayca parçalanamayan. Hazmı zor.
İngilizce Digesters Türkçe anlamı, Digesters eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Digesters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Peptic : Sindirimi kolaylaştırıcı. Hazmettirici. Peptik. Hazımla ilgili. Hazıma ilişkin. Sindirimi kolaylaştıran. Sindirimsel. Hazım ile ilgili. Hazmı kolaylaştıran.
Autoclave : Çoğunlukla 1 atmosfer basınç altında 121 ºc sıcaklık elde edilerek buharla laboratuvar ve hastane nesnelerinin sterilizasyonunu sağlayan alet. Basınçlı kap. Otoklav. Sterilizasyon için kullanılan, basıncı ve/veya sıcaklığı ayarlanabilen yüksek basınç ve sıcaklığa dayanıklı alet. Sterilizasyon için kullanılan, sıcaklık ve basınca dayalı sıkı kapaklı çelik alet. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sterilizatör.
Sterilizer : Buğuhane. Otoklav (sterilizasyonda kullanılan). Mayın zaman tertibatı. Çeşitli maddelerle, alet ve malzemeleri steril duruma getirmek için kullanılan ve kuru havayla çalışan cihaz, sterilizasyon fırını, kuru hava sterilizatörü, pasteur fırını. Sterilizasyon aleti. Sterilize edici. Sterilizatör. Sterilize aleti.
Saturater : Emdirici. Doyurucu. Doyurucu kişi ya da şey. Doyma durumuna getiren. Yutucu. Doyuran. Doygun hale getiren.
Absorber : Absorblayıcı. Emici kimse veya bir şey. İçine alan kişi veya bir şey. Absorplayıcı. İşığı emerek azaltma özelliği gösteren ortam. Emen madde. Işınım enerjisi soğuran madde. Soğurucu. Yutucu. Herhangi bir radyasyon kaynağı ile bir detektör arasında bulunan obje.
Putrefacient : Çürümüş. Bozuk. Kokmuş. Çürük. Çürüten.
Suppressive : Bastıran. Gizil.
Digestion tank : Eritme kazanı. Olgunlaştırma tankı.
Vacuum pan : Vakum kazanı.
Digesters synonyms : digestors, digester, intimidating, steriliser, corrosive, septical, putrefactive, septics, corruptive, peptics, cankerous, septic, digestive, digestives, wizening, digestor, intimidatory.

Bu kısımda Digesters kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Digesters ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Digesters anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Digesters ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.