Digging türkçesi Digging nedir

  • Tarih alanında kullanılır.
  • Kazı yapılan yer.
  • Belleme.
  • Eski yapı kalıntılarını bulmak için kazıbilimcilerce toprağın belli kurallara ve yöntemlere göre kazılıp araştırılması.
  • Toprak işleri.
  • Kazma.
  • Hafriyat.
  • Kazı çalışması.
  • Maden.
  • Kazı.

Digging ile ilgili cümleler

English: I am digging a well.
Turkish: Bir kuyu kazıyorum.

English: Ali is digging a hole.
Turkish: Ali bir çukur kazıyor.

English: Ali and I plan to start digging a well tomorrow morning.
Turkish: Ali ve ben bir kuyu kazmaya başlamayı planlıyoruz.

English: He is digging his own grave.
Turkish: O, kendi mezarını kazıyor.

English: Ali is digging his own grave.
Turkish: Ali kendi mezarını kazıyor.

Digging ingilizcede ne demek, Digging nerede nasıl kullanılır?

Digging in : Siper kazmak. Kalıcı olarak yerleşmek. Sipere girmek. Gömmek. Mevzilenmek. İştahla yemek.

Digging in the dirt : Sürekli çalışıyor olma. Derin kazma.

Digging shovel : Kazı küreği.

Diggings : Yurt. Kazıda çıkarılan şey. Maden. Altın madeni. Maden ocağı. Kazı yapılan yer. Pansiyon. Kazı. Kazı yeri.

Digger : Kazmacı. Avustralya askeri. Toprak kazan. Sarıca arı. Kazma. Asker. Greyder. Toprak kazma aracı. Hafriyat makinası. Ekskavatör.

Digger wasp : Sarıca arı. Toprak kazıcı yaban arısı.

 

Ditch digger : Hendek kazıcısı.

Dig a hole : Çukur kazmak. Delik açmak. Çukur açmak.

Dig a pit for someone : Kuyusunu kazmak.

Diggers : Ekskavatör. Greyder. Avustralya askeri. (askeri argo) avustralyalı piyadeler (ı dünya savaşı sırasında). Hafriyat makinası. Kepçe. Sarıca arı. Kök yiyerek yaşayan kaliforniya kızılderilileri kabilesi. Köksökerler. Kazıcılar.

İngilizce Digging Türkçe anlamı, Digging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Digging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acropolis : Eski yunan kent devletlerinde yüksekte kurulan ve içinde bir saray ile tapınaklar bulunan berkitilmiş yer. Akropol. İç kale.

Dig : Taş. Çukur açmak. Deşmek. Tutmak. Beğenmek. Yemeğe girişmek. Anlamak. İdrak etmek. Kazı yeri.

Engravings : Oyma işi. Oyma resim. Gravür. Kalemle işleme. Oymacılık. Oyma. Hakkaklık. Hakkak işi. İşleme.

Pickaxes : Kazma (sivri).

Excavation work : Kazı çalışmaları.

Ore : Filiz (kimya terimi). Metal. Işık yayı. Yeter gerilimli, doğru akımlı bir üretece bağlı iki elektrikucunun uçları arasında, 3000°c'nin üzerinde bir sıcaklıkla ortaya çıkan, akımın, elektrik uçlarının buğusuyla aktarılması sonucu yeğin bir ışık veren boşalma. Maden filizi. Mineralbilimde, bileşiminde metal bulunan, metalimsi parıltısı ve yüksek yoğunluğu ile kendini belirten mineral topluluğu. Töz. Maden cevheri. Cevher. Filiz.

Mattock : Tirpidin. Toprak kazması. Çapa.

Engraving : Klişe. Oyma resim. Oymacılık. Oymabaskı. Gravür sanatı. Oyma işi. Oyma. Hakkak işi. Hak. Hakkaklık.

Ores : Cevher. Filiz (kimya terimi). Maden filizi. Cevherler.

 

Hornblende : Hornblent. Kalsiyum. Hornblend.

Digging synonyms : creating by removal, metal, areopag, mattocks, axis powers, excavations, deepening, pickaxe, archon, mines, archer, digger, carving, quarries, pickaxing, stoping, autocracy, almanac, grubbing, carvings, diggers, barbarian, excavation, mine, idiots, minerals, antiquity, barbary, diggings, idiot, buhl, earthworks, quarry.

Digging ingilizce tanımı, definition of Digging

Digging kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or the place of excavating.