Dining table türkçesi Dining table nedir

Dining table ile ilgili cümleler

English: Ali put his keys on the dining table.
Turkish: Ali anahtarlarını yemek masasına koydu.

Dining table ingilizcede ne demek, Dining table nerede nasıl kullanılır?

Dining : Yemekli. Akşam yemeği yeme. Yemek. Yemek yeme. Yemek yiyerek.

Table : Cetvele yazmak. Üzerinde masatopu oynamağa yarayan, uzunluğu 274 cm., genişliği 152,5 cm., yerden yüksekliği 76 cm. olan, üstü koyu donuk boyalı, kenarlarına oyun alanını belirten 2 cm. kalınlığında beyaz çizgiler çekilmiş masa. Sofra. Listeye geçirmek. Gözlemleri incelenen değişkenin çeşitli değer ya da seçeneklerine göre dağıtarak döküme sokan dağılım alanı. Keste. Her öğesi, hiçbir belirsizlik söz konusu olmadan bir ya da birkaç dizin sayısı ile belirtilebilen bir veri dizisi. Masa. Tartışmaya sunmak. Tasarıyı müzakereye sunmak.

Dining area : Yemek yemek için ayrılmış alan. Yemek alanı.

Dining car : Vagon restoran. Diner. Yemekli vagon. Lokanta vagonu. Yemek vagonu. Lokanta bölmesi. Restoranlı vagon.

Dining hall : Kafeterya. Yemek salonu. Yemekhane.

Dining out : Dışarda akşam yemekleri. Akşam yemeğine çıkmak. Dışarıda akşam yemeği yemek.

İngilizce Dining table Türkçe anlamı, Dining table eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dining table ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Triclinium : Triklinyum. Yemek odası.

Board : Tabela. Binmek. İlan tahtası. Tecimevi, iş yerlerinin kapılarına asılan ve yapılan iş çeşidi ile bu işe ilişkin özel ve tüzel kişi iyeliğini kapsayan göstergeç. Tahta. Yiyecek içecek. Gemiye binmek. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Yolcu almak. Borda.

Meal : Yemek. Un gibi. Kaba un. Öğün yemeği. Öğün. Yemek vakti. Una benzer şey. Yağlı tohumların veya meyvelerin hidrolik pres, devamlı pres, solvent özütleme yöntemi gibi usullerle yağı alındıktan sonra geriye kalan proteince zengin ürün. Elenmemiş kaba un.

Table : Üzerinde masatopu oynamağa yarayan, uzunluğu 274 cm., genişliği 152,5 cm., yerden yüksekliği 76 cm. olan, üstü koyu donuk boyalı, kenarlarına oyun alanını belirten 2 cm. kalınlığında beyaz çizgiler çekilmiş masa. Ertelemek. Tartışmaya sunmak. İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı. Gözlemleri incelenen değişkenin çeşitli değer ya da seçeneklerine göre dağıtarak döküme sokan dağılım alanı. Birbiriyle ilgili verilerin toplu ve düzenli sunumu. Keste. Sunmak. Masaya koymak. Göstermek.

Dining table synonyms : dinner table.