Direct offset türkçesi Direct offset nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Doğrudan dengeleme.
  • Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu ortaklıklarının açacakları uluslararası ihale çerçevesinde dışalım karşılığında yapacakları döviz ödemelerini telafi etmek amacıyla, anlaşma gereğince ihaleyle doğrudan ve yakından ilgili alanlarda gerçekleştirilen dışsatım. krş. dolaylı dengeleme.

Direct offset ingilizcede ne demek, Direct offset nerede nasıl kullanılır?

Direct : Atfetmek. Adres yazmak (gönderiye). Dürüst. Kesin. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sahneye çıkartmak. Dosdoğru. Yol göstermek. Yönetim işi. Dolaysız.

Offset : Göreceli konum (değeri). Telafi etmek. Dallanmak. Denge meydana getirmek. Ofset basmak. Dirsek takmak (boru). Dengelemek. Ofset usulü basmak. Deveboynu. Denkleştirmek.

Direct a business : Bir şirketi yönetmek. Ticari bir faaliyeti yönetmek. Bir işi yönetmek.

Direct access : Doğrudan giriş. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Veri saklama ortamında erişilmek istenen tutanağın, bir önce erişilen tutanağın bulunduğu yerden bağımsız olarak, belirli sınırlar içinde değişmez bir sürede, doğrudan okunması ya da yazılmasını sağlayan donanım olanağı ve veri düzenleme yöntemi. Doğrudan erişim. Doğrudan yaklaşma.

 

Direct access devices : Doğrudan erişim aygıtları.

Direct access processing : Doğrudan erişimli işleme.

İngilizce Direct offset Türkçe anlamı, Direct offset eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Direct offset ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Direct offset synonyms : abolition of forced labour convention, ability to pay approach, a group shares, a change in demand, a type mutual funds, abnormal budget.