Director of public instruction türkçesi Director of public instruction nedir

  • Eğitim alanında kullanılır.
  • İl milli eğitim örgütünün başı olan, bu yetkiyle il sınırları içindeki bütün eğitim ve öğretim çalışmalarını düzenleyen, denetleyen kimse.
  • Milli eğitim yönetmeni.

Director of public instruction ingilizcede ne demek, Director of public instruction nerede nasıl kullanılır?

Director : Sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir oyunun dengeli ve disiplinli bir yolda doğru ve güzel bir biçime sokulması için gereken çalışmaları hazırlayan ve yöneten sanatçı. bir oyunun sahneden seyirciye sunulabilmesi için oyun yazarı, oyuncular, dekor sanatçısı, ışıklama uzmanı ve öteki uzmanlar ile işbirliği yaparak bu çalışmaları bağdaştıran, yöneten, oyuncuları belli bir anlayışta birleştiren sanatçı. (sahneye koyucu). Bir kuruluşu yöneten ve bu işlemler nedeniyle üzerine sorumluluk alan kişi. Yönetmen. Bireycil ya da kümecil oyun yordamında oyunun gidişini yöneterek edimcilere üstlenceler veren ve eylem içinde beliren açık ya da simgesel anlatımları yorumlayan, gözlem ve çözümlemelerde bulunan katılımcı gözlemci. Yöneltici. Direktör. Çiftucayın önüne yerleştirilen bir ya da daha çok sayıdaki iletken çubuk. Yönetici. Rejisör.

Of : -nın. Nin. Karşı. -in. -li. -den övünerek bahsetmek. -den. In. Den. -dan.

 

Public : Kamuya ait. Halk için. Ulusal. Herkesin bildiği. Seyirciler. Seyirci. Ahali. Herkesçe bilinen. Bir film gösterimine izleyici olarak katılan kimseler, izleyici topluluğu; genel olarak izleyici. tv. televizyon yayınlarını toplu olarak izleyen kimseler. Aleni.

Instruction : Öğretim. Öğrenim. Eğitim. Reçetenin, ilacın kullanılışı hakkında eczacıya ve aynı zamanda hastaya hitap eden kısmı. Direktif. Üzerinde işlem yapılacak işlenenlerle birlikte, bir bilgisayarın yapabileceği temel işlemlerden herhangi birinden oluşan en küçük izlenceleme öğesi. Yönerge. Komut. İnstruksiyon. Emir.

Director of public prosecution : Savcı. Başsavcı.

Director of customs : Gümrük müdürü.

Director of primary education : Bir ilçede bulunan ilkokullar ile köy okullarının yönetimle ilgili işlerine bakan ve aynı zamanda bir ilkokulun yönetmenliğini de yapan yönetici. İlköğretim yönetmeni.

Director of photography : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcı devinimlerinin düzenlenmesinden, görünçlüğün aydınlatılmasından, görüntülerin yönetmenin isteklerine uygun biçimde sağlanmasından, alıcı takımının denetiminden sorumlu kimse. Görüntü yönetmeni. Fotoğraf yönetmeni.

Director of public prosecutions : Savcılık. Başsavcı. Cumhuriyet savcısı.

İngilizce Director of public instruction Türkçe anlamı, Director of public instruction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Director of public instruction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

 

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Academy : Yüksekokul. Medrese. Okul. Akademi. Yüksek okul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Bilim adamları topluluğu.

A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi. Önsel bilgi.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

Abulia : Abulya. İstenç yitimi. İrade kaybı. Kayıtsızlık. İrade yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İstem yitimi. Abuli. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum.

Abstract reasoning : Soyut akıl yürütme. Soyut usavurma. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

Director of public instruction synonyms : academy of economic and commercial sciences, achromatopsia, ability group, accustoming, academic year, achievement tests.