Dirty float türkçesi Dirty float nedir

  • Esnek kur sisteminde, ülkenin rekabet gücünü korumak amacıyla para yetkesinin döviz kuruna müdahale ettiği bir tür gözetimli dalgalanma.
  • Kirli dalgalanma.
  • İktisat alanında kullanılır.

Dirty float ingilizcede ne demek, Dirty float nerede nasıl kullanılır?

Dirty : Kirli. Pislenmek. Müstehcen. Fırtınalı. Ahlaksız. Edepsiz. Pislemek. Aşağılık. Batırmak. Kirlenmek.

Float : Bir savunma oyuncusunun, tuttuğu karşı takım oyuncusunu, daha elverişli yerde bulunan birine pas vermesini engellemek için, uzaktan izlemesi. Dalgalanmaya bırakmak (döviz kurunu). Görüş almak. Kurmak şirket. Süzülmek. Yaymak. Yüzeç. Batmamak. Dolaşmak.

Dirty floating : Kirli dalgalanma. Esnek kur sisteminde, ülkenin rekabet gücünü korumak amacıyla para yetkesinin döviz kuruna müdahale ettiği bir tür gözetimli dalgalanma.

Dirty bill of lading : Kirli konşimento. Malların veya ambalajlarının kusurlu olduğuna ilişkin bir kaydın olduğu gönderim belgesi. Kirli gönderim belgesi.

Dirty business : Kirli iş.

Dirty bytes in cache : Önbellekteki pis veri.

İngilizce Dirty float Türkçe anlamı, Dirty float eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dirty float ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Dirty float synonyms : dirty floating, a shift in supply, ability to pay principle, a change in demand, abnormal budget, a change in supply, abnormal budget expenditures, ability to pay approach.