Discarnate türkçesi Discarnate nedir

  • Maddi olmayan.
  • Bedensiz.
  • Manevi.
  • Cisimsiz.
  • Vücudu terk etmiş.
  • Bedenden ayrılmış.

Discarnate ingilizcede ne demek, Discarnate nerede nasıl kullanılır?

Discard : Iskartaya ayırmak. Bir köşeye atmak. Kurtulmak. Boş kağıt oynamak. Başından atmak. Atmak. İhraç etmek. Terketmek. Kovmak. Ayırmak.

Discard all : Tümünü at.

Discardable : Atılabilir. Göz ardı edilebilir. İmha edilebilir. Gözardı edilebilir. Gereksiz.

Discarded : Atılan. Iskarta. Reddedilmiş. İmha edilmiş. Atılmış. Göz ardı edilmiş. Gereksiz.

Discarded packet : Bozulan paket.

Discarding : İmha etme. Göz ardı etme. Atma. Iskartaya çıkartma.

Discards : Iskartaya ayırmak. Kağıt atmak. Ayırmak. Boş kağıt oynamak. Terketmek. Atılanlar. Iskartaya çıkarmak. Bir köşeye atmak. Kurtulmak.

İngilizce Discarnate Türkçe anlamı, Discarnate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discarnate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inner : Merkeze en yakın. Saklı (anlam vb). İçerdeki. Ruh. Dahili. İçerideki. İçteki. Ayrıcalıklı. Nişan tahtasında ortanın bir üstü.

Actualize : Gerçekleştirmek. Gerçeğe dönüştürmek. Gerçekleşmek. Hayata sokmak. Yaşama sokmak. Hayata geçirmek. Yaşama geçirmek. Tahakkuk ettirmek. Gerçekleşmesini sağlamak.

 

Nonmaterialistic : Özdeksel olmayan. Maddeciliğe ait olmayan. Materyalist olmayan.

Spiritual : Dini. Akli. Amerikalı zencilerin yarattığı bir ilahi türü. Ruhi. Özdeksel olmayan ya da öze'ye ilişkin olan. Zencilerin söylediği ilahi. Ruhani. Düşünsel. Akıllı. Dinsel.

Disembodied : Gövdeden ayrılmış. Ruhani. Bedenden ayrılmış (ruh). Bedenden ayrılmış ruh. Bedenden kurutulmuş. Sahipsiz.

Moral : Ders. Kıssadan hisse. Ahlaklı. Tinsel. Cesurluk, inançlılık ve kişisel bütünlük gibi niteliklerin kazandırdığı ruhsal güç. 2-göz korkutucu tehlikeler karşısında kümece geliştirilen birliktelik duygusu. Mutlak olarak iyi olduğu düşünülen veya belli bir yaşam anlayışından kaynaklanan davranış kuralları bütünü. bir kimsenin iyi niteliklerini veya kişiliğini ifade eden tutum ve davranışlar bütünü, mizaç. Prensip sahibi. Ahlaki. Düstur. Değer.

Substantiate : Gerçeklemek. Tahkik etmek. Doğruluğunu ispat etmek. İspat etmek. Neden göstermek. Tasdik etmek. Doğrulamak. Gerçekleştirmek. Desteklemek. Kanıtlamak.

Adoptive : Evlatlığa kabul eden. Adoptif. Benimsenmiş. Evlat edinilmiş. Üvey. Evlatlık edinen. Evlatlığa kabul edilen. Evlat edinen.

Intangible : Dokunulamaz. Elle tutulmaz. Kavranamaz. Fiziksel varlığı olmayan. Görülemez. Anlaşılmaz. Soyut. Manevi değer.

Immaterial : Esasa dayanmayan. Ruhani. Önemsiz. Davayı etkilemeyen. Ehemmiyetsiz. Tinsel. Konu dışı.

Discarnate synonyms : nonmaterial, bodiless, incorporeal, unbodied, ghostlier, unsubstantial, unembodied, actualise, ghostliest, inward, unearthly, ghostlike, massless, realise, realize, ghostly, different.

Discarnate zıt anlamlı kelimeler, Discarnate kelime anlamı

 

Same : Aynı. Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama. Özdeş. Tıpkısı. Aynı şey. Sürüm. Aynı şekilde. Tıpkı. Farksız.

Discarnate antonyms : disincarnate.

Discarnate ingilizce tanımı, definition of Discarnate

Discarnate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Stripped of flesh.