Discount rate türkçesi Discount rate nedir

  • İskonto oranı.
  • Senedin erken tarihte ödenmesi karşılığında senet sahibinin ödediği ücret.
  • Merkez bankasının tasarruf bankalarına açtığı kredilere uyguladığı ıskonto oranı.
  • İndirim haddi.
  • Kırdırma ve ikinci kırdırım işlemlerine uygulanan faiz oranı.
  • İskonto haddi.
  • Iskonto haddi.
  • Reeskont oranı.
  • Kırdırma oranı.
  • İndirim yüzdesi.
  • Gelecekteki bir nakit akımını bugünkü değere indirgenirken uygulanan oran. bir mal veya hizmetin fiyatında yapılan indirmenin oranı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • İndirme oranı.
  • İndirim oranı.
  • Bir ekonomik varlığın bugünkü değerinin hesaplanmasında kullanılan faiz oranı.

Discount rate ingilizcede ne demek, Discount rate nerede nasıl kullanılır?

Discount : Tenzilat. Hesaptan düşmek. Azaltma. Kırmak (bono veya senet). Kırdırma işlemi. Saycalı satışlarda alıcının mal parasını önelinden önce ödemeyi kabullenmesinden, alıcıya ön ödemede bulunulduğu için belirli bir oran üzerinden yapılan indirim. İskonto etmek. Kasa indirimi. İkram etmek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Rate : Addetmek. Değer biçmek. Farzetmek. Hız. Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. İki özdek arasında değer, beraberlik ve eşitliği bildiren ölçü. ürem oranı. Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt. Kur. Sınıflandırmak. Layık olmak.

 

Discount rates : İndirim oranları. İskonto oranı. Senedin erken tarihte ödenmesi karşılığında senet sahibinin ödediği ücret. İndirim oranı.

Social discount rate : Sosyal iskonto oranı. Yatırımların iktisadi ömrü boyunca sağlayacakları net sosyal faydanın bugünkü değerini yatırım maliyetine eşitleyen oran. Toplumsal iskonto oranı.

Discount bank : Iskonto bankası. Senet kıran banka. İskonto bankası.

Discount bill : Kırdırılan senet. İskonto senedi. İskonto edilen senet.

İngilizce Discount rate Türkçe anlamı, Discount rate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discount rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

 

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Bank rate : Faiz oranı (finlandiya terimi). Reeskont haddi. Banka faiz oranı. Merkez bankasının kendi ülkesindeki parasal kuruluşlara ödünç verirken uyguladığı faiz oranı. Faiz oranı. Banka faiz haddi. Banka iskonto haddi. Banka iskontosu.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Discount rate synonyms : abnormal budget receipts, discount rates, discount rote, a change in supply, a change in individual demand, anticipation rate, a type mutual funds, rediscount rate, a change in demand, abolition of forced labour convention, a shift in supply.