Disgruntling türkçesi Disgruntling nedir

Disgruntling ingilizcede ne demek, Disgruntling nerede nasıl kullanılır?

Disgruntle : Canını sıkmak. Üzmek.

Disgruntled : Hoşnutsuz. Canı sıkılmış. Canı sıkkın. Üzgün. Huysuz. Ters huylu. Düş kırıklığına uğramış. Şikayetçi. Kırgın.

Disgruntlement : Üzme. Memnuniyetsizlik. Hoşnutsuzluk. Üzüntü. Dargınlık.

Disgruntles : Canını sıkmak. Üzmek.

İngilizce Disgruntling Türkçe anlamı, Disgruntling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disgruntling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Devil : Acı ve baharatlı yemek. Makinede parçalamak (kağıt vb). Şeytan gibi tip. Avukat stajeri olarak çalışmak. Rahatsız etmek. Halk efsanelerinde ve sonraki büyük dinlerde kötülüğün simgesi. tiyatroda bu roly oynayanlar, bütün yanlarında korkunç yüzler bulunan deriden özel giysiler giyerlerdi. Baharatlı ve acılı pişirmek. Asfalt ısıtıcısı.

Afflicting : Sıkıntı vermek. Istırap vermek. Sarsmak. Eziyet etmek. Başına bela olmak. Acı vermek. Kaygı vermek.

Depresses : Durgunlaştırmak. Bastırmak. Kısmak. Sıkmak. Düşürmek. İçini karartmak. İndirmek. Azaltmak. Moralini bozmak. Neşesini kaçırmak.

Aggrieves : Kırmak. İncitmek. Mağdur etmek. Gücendirmek. Rencide etmek. Mağdur duruma düşürmek. Kederlendirmek.

 

Annoy : Gıcık etmek. Rahatını kaçırmak. Can sıkmak. Sinir etmek. Baş ağrıtmak. Taciz etmek. Rahatsız etmek. Huzursuz etmek. Sataşmak. Sinir bozmak.

Bothers : Sinir etmek. Sıkmak. Sinir bozmak. Rahat vermemek. Musallat olmak. Dert vermek. Üzülmek. Can sıkmak. Daraltmak. Takmak.

Agitates : Kışkırtmak. Propaganda yapmak. Sallamak. Tahrik etmek. Dalgalandırmak. Çalkalamak. Sarsmak. Çalkalanmak. Altüst etmek.

Devilling : Avukat stajeri olarak çalışmak. Rahatsız etmek. Çizgileme. Bir avukata vekalet verme. Yazar çırağı olarak çalışmak. Makinede parçalamak (bez, kagit). Baharatlı ve acılı pişirmek.

Bore : Sıkıntı. Usanç vermek. Delik. Usandırmak. Birisinin canını sıkmak. Bela. Sıkmak. Dert. Kalibre. Oyu.

Act up : Yaramazlık yapmak. Gösteriş yapmak. Aktifleşmek. Kötü davranmak. Dert açmak. Sorun çıkarmak. Arıza çıkarmak. Yaramazlık etmek. Teklemek.

Disgruntling synonyms : chagrin, afflicts, bother, agitating, bring under, bug, disgruntles, affects, break up, bother about, depress, afflict, annoys, agitate, aggrieving, cast down, disgruntle, bothering, aggrieve, deviling, affect.